ESİRLER UBEYDULLAH İLE KARŞILAŞIYOR


Rasulüllah'ın torunları, kızları ve gelinleri olan Ehl-i Beyt'i, Kûfe'ye esir olarak getirilmişti. Ancak ne onlar kendilerini esir olarak rencide ettirmiş, ne de bir esirin ezikliğini yaşamışlardır. Attıkları her adımda Resulüllah (s.a.v.)'i ve Ehl-i Beyt'ini temsil ediyorlar, İmam Hüseyin (a.s.)'dan devraldıkları kıyamı devam ettiriyorlardı. "Hz. Fatıma (a.s.)'ın kızı Zeyneb (a.s.), yolculuk sırasında elbisesinin en kötüsünü giymiş; tanınmamak, belirsiz olmak istemişti. Kendisinin hizmetçileri etrafında dönüp duruyorlar, hizmet ediyorlardı. Hz. Zeyneb, içeri girince oturdu. İbn-i Ziyad, "Kim bu oturan hanım?" diye sordu. Hz. Zeyneb ona cevab vermedi. İbn-i Ziyad sorusunu üç kere takrarladı. Hepsinde de Hz. Zeyneb ona cevab vermedi. Hz. Zeyneb'in hizmetçilerinden birisi: "O Zeyneb bint-i Fatıma (a.s.)'dır" dedi.