HENDEK SAVAŞI (M.626) MUCİZELER, İHANETLER, HİKMET VE İBRETLER (9)


"Sadece kendileri gitmekle, terk etmekle kalmayıp; `Onları bırakın, bize gelin' diyerek diğer insanları da alıkoymaya çalışanları Allah çok iyi bilir. Zaten onlar zorlu işlere pek az iştirak ederler."221 Bu, içinde nifak ve hastalık taşıyanların her devirdeki genel geçer karakteridir. Halbuki o gün; "Mü'minler, birleşik orduları görünce (önlerindeki insanın sözünü hatırladılar ve); `Bu, Allah ve Elçisinin bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söyledi' dediler. Bu, onların sadece iman ve teslimiyetlerini artırdı." 222 Bu ve benzeri hayret uyandırıcı tablolar, sadece tarihin derinliklerinde tozlansın diye ortaya konmuş değildir. `Mü'minim' diyen `Allah ve Resulü'ne inandım' diyen herkes için bir ölçü, bir ibret levhasıdır bunlar. Hatta Kur'an-ı Kerim, olayın akışı içinde kıyamete dek gelecek bütün mü'minleri uyarıcı nitelikte bir kriter yerleştirir: "And olsun; Allah'ın Elçisi'nde sizin için, Allah'ı ve ahireti arzu edenler için, Allah'ı çok anan, çok zikreden kimseler için en güzel örnek vardır." 223 İşte; aynı Allah, aynı din, aynı kitap, aynı iman... Değişen sadece insan kalıpları ve isimlerdir. Dün Ebubekir, Ömer, Osman b. Affan, Ali b. Ebi Tâlib, Ebuzer Gifarî... vb. isimlerle çağrılırdı. Canlarıyla, mallarıyla seferber olurlardı. Düşmanları çoktu. Fakat onlara karşı duyarlı, hassas idiler. Bugün ise Ahmet, Mehmet, Hüseyin, Veli, Sabri... vb. isimlerle çağrılır. Değişen bir şey yok. Çağrı aynı Allah'a, aynı imana, aynı dinedir. Düşmanlarının da sadece isimleri değişmiştir. Taktikleri, yöntemleri pek farklı değildir. O hâlde; "inandım" diyen insana düşen vazife; ahlakta, fazilette, kardeşlikte, şefkatte, hâsılı, hayatın her yönünde örnek almak, onlara vâris 221 Ahzab, 21 222 Ahzab, 18 223 Ahzab, 22