HENDEK SAVAŞI (M.626) MUCİZELER, İHANETLER, HİKMET VE İBRETLER (8)


Dokuz metre eninde, 4.5 m. derinliğinde ve yaklaşık 5.5 km. uzunluğundaki hendek, Asr-ı Saadet erinin azim ve gayretiyle iki hafta sürmeden bitirilir. Adeta, düşmanın mezarı kazılmış olur. Hendeğin kazımı biter bitmez 10 bin kişilik küfür ordusu da Medine'yi kuşatmaya başlar. Müslümanların sayısı ise 3 bin civarındadır. Medine'yi kuzeyden çepeçevre kuşatmış hendekle karşılaşan düşman ordusu ne yapacağını şaşırmıştır. Fakat savaşın dehşeti hissedilmiyor değildir. Ancak hadiselerde, Kur'anî ifade ile "imtihan"lar gizlidi. O anı Kur'an-ı Kerim'in beliğ ifadesi ile şöyle tespit etmek mümkündür: "Hani o kafirler, (sizi kuşatmış) üstünüzden ve alt tarafınızdan gelmişlerdi de gözler yerinden kaymış, yürekler hançere dayanmıştı... Ve siz (kendinize göre birtakım yorumlarla) Allah'a karşı türlü türlü zanlarda bulunuyordunuz. İşte orada mü'minler imtihana tâbi tutulmuşlar, şiddetli bir sarsıntı ile sarsılmışlardı." 219 Davalarında sâdık ve samimi olanlar ile samimiyetten uzak olanlar, benzeri imtihanlarla ortaya çıkar. Bazen başlarına gelen bir olay, bazen başlarına tayin edilen bir kimse, herbiri için bir imtihan vesilesi olur. Çürükler ve sağlam olanlar ayrılır; böylece dava sağlam temeller üzerinde yükselir. Nitekim Allah Elçisi; "Sabrediniz. Birleşik ordular dokuz on gün sonra üzerinize gelecekler, biraz sıkıntı çekeceksiniz; fakat zafer sizin olacaktır" diyerek çevresindekileri metanete, gayret ve hizmete davet eder. Bir imtihan döneminden geçildiğine işaret buyurur. Fakat münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler; "Allah ve Elçisi bize boş bir aldatmacadan başka birşey vaad etmemiş"220 derler. Samimiyetsizliklerini ortaya koyarlar. İkiyüzlülükleri belirir. Kaçarlar. Oysa, kaç kez el almış, söz vermişlerdir. 219 Ahzab, 10-11 220 Ahzab, 22