HENDEK SAVAŞI (M.626) MUCİZELER, İHANETLER, HİKMET VE İBRETLER (7)
Gerçekten Kurayza Yahudileri, ihanet hazırlığı içine girmişlerdir. Halbuki, kendilerinin de kabullendiği Medine Şehir Devleti Anayasasının 44. maddesine göre; bu Yahudilerin de, haricî bir tehlikeye karşı Müslümanlarla müşterek müdafaada bulunmaları gerekiyordu. Hz. Peygamber, kuvvetlerini bu iç düşmana yöneltmek yerine, onları hisarlardan gözetleyip fiilî ihanetleri hâlinde müdahaleyi uygun görür. Nitekim bir ara Yahudilerden bir güruh, Müslüman erkeklerin şehri boşaltıp dışarıda müthiş bir savaşa tutuşmalarını fırsat bilerek yağmalamak üzere Fari hisarına yaklaşır. Hisara tırmanmak isterler. Olayın devamını Hz. Peygamberin halası Safiyye şöyle anlatır: "Yahudilerden biri, bulunduğumuz yere gelip dolaşmaya başladı. Hassan b. Sabit'e dedim ki; `Bu Yahudi etrafımızda dolanıyor. Zayıf yönlerimizi ihbar edeceğinden korkuyoruz. İn de öldür.' Hassan; `Ben bu işlerin adamı değilim' dedi. Aşağıya inmedi. Elime kılıcı aldığım gibi aşağıya indim. Bir kılıç darbesiyle kellesini uçurdum ve kellesi aşağıda bekleyen Yahudilerin ayakları altına yuvarlandı. Yahudiler kaçıştılar. Geri döndüm. Hassan'a; `Bari, in de üzerindeki eşyaları al. Erkek olduğu için bu işi benim yapmam uygun olmaz' dedim. Buna bile yanaşmadı Hassan." Gerçekten, insanlar bazen vakıaları sürükler, oluşlara vesile olurlar. Bazen de kahramanlar, olaylarla gündeme gelir, gün yüzüne çıkarlar tarih boyunca kurulan İslam medeniyet ve devletlerinin arka planında birçok kahramanın, Hak erinin parmak izlerine rastladığımız gibi, her dönemde, kendi büyüklüğüne nispetle yüce insanlar, kutlu erler yetiştirir. Olaylar, kişilikleri daha net açığa vurur. Safiyye bint-i Abdilmuttalib'in hiçbir erkeği aratmayacak şekildeki bu cesareti Yahudileri korkutur, her hisarda yüzlerce İslam askerinin pusuda beklediği hissini uyandırır. Yahudilerin ihanet hesapları böylece altüst olur. Hz. Safiyye'ye (r.a.) bu şecaatı sebebiyle ganimetten hisse verilmiştir.
