HAYBER’İN FETHİ’NDE HZ. ALİ (4)
taş parçası ve miğferi parçalandı. Hz. Ali'nin darbesi kafasını ikiye ayırmış, kılıç azı dişlerine kadar batmıştı. Yahudiler Merhab'ın halini görünce bozguna uğrayarak kaleye geri döndüler ve kapıları kilitlediler. Hz. Ali kapıya yöneldi ve kapıyı açıncaya kadar zorladı. Daha sonra kalenin kapısını kavradı ve yerinden söktü. Onu hendeğin üzerine bir köprü gibi yerleştirdi ardından Müslümanlar kapının üzeriden karşı tarafa geçtiler. Kaleyi ele geçirip sayısız ganimetler elde ettiler. 63 İbn Amr şöyle diyor: "Biz, yüce Allah'ın Hayber'i Ali aracılığıyla bize açmasına şaşırmadık. Ama Ali'nin tek başına kale kapısını yerinden sökmesine, kapıyı kırk zira arkaya doğru fırlatmasına şaşırdık. Nitekim, kırk kişi birden kapıyı yerinden oynatmak için uğraştıysalar da başaramadılar. Bu olay Peygamberimize haber verilince şöyle buyurdu: "Nefsim elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki, ona kırk tane melek yardım ediyordu." Rivayete göre Hz. Ali, Sehl. b. Huneyf'e gönderdiği bir mektupta şöyle buyurmuştur: "Allah'a yemin ederim ki, Hayber Kalesi'nin kapısını yerinden sökmeyi, sonra onu kırk zira arkaya doğru fırlatmayı bedenimin gücüyle ve beslenmemin bana verdiği hareket kabiliyetiyle gerçekleştirmedim. Bilakis ben, melekûtî bir güç ve nefsimi aydınlatan Rabbimden gelen bir nurla bunu gerçekleştirdim. Benim Ahmed (Hz. Peygamber) karşısındaki konumum ışığın ışık karşısındaki konumu gibiydi." 64 63 Tarih-i Taberî, c. 2, s. 103; el-İrşâd, Şeyh Müfîd, s. 114; Bihâru'l-Envâr, c. 21, s. 16 64 Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s. 319
