UMRETÜ’L-KAZÂ


Hicret'in 7. yılında Resulûllah (s.a.v.) Mekke'ye doğru yola çıktı. Bir yıl önceki anlaşma gereği Mekke'ye girebilecek, umresini kaza edecekti. Umre için yola çıkan 2 bin kişi vardı. Resulûllah (s.a.v.), savaş alet ve gereçlerini de yanına almıştı. Kureyşliler, yapılan anlaşma gereği, Mescid-i Haram'a ancak silahsız girebileceklerini ileri sürdüler. Allah Elçisi ise, zaten böyle yapacağını, silahını Mescid-i Haram'a girmeden dışarıda bırakacağını söyledi ve öyle yaptı. Kâbe'yi tavaf eden Müslümanları görmeğe tahammül edemeyen müşrikler, Mekke'den çıkıp dağlara çekildiler. Oralardan Müslümanları izliyorlardı. Resulûllah, tavafa girince, ashabına; şecaatlı, güçlü ve çalımlı görünüp, omuzlarının birini açıkta bırakarak silkine silkine yürümelerini öğütledi. Bu, müşriklerin onları güçlü, kuvvetli görmelerini, onlara imrenmelerini sağlayacaktı. Nitekim, onları seyreden Kureyş, onların bu güçlü ve sağlıklı görünüşlerine imrendiler.