FEDEK KONUSUNDA HZ. EBU BEKİR (5)


larını karşıladıktan sonra bu gelirin geri kalanını umumiyetin mesalihi için harcıyordu. Eğer Fedek Hz. Zehra'nın malı ise, neden Peygamber (s.a.v.) bu gelirin bir kısmını diğer şeyler için sarf etmişti?" dediler. Şahitler arasındaki ihtilaflar sonucu halife ayağa kalktı ve her iki tarafın da sözlerinin sahih olduğunu ilan ederek şöyle dedi: "Her iki tarafın şahitleri de sahih ve doğru söylüyorlar ve ben tüm şahitlerin sözünü kabul ediyorum. Hem Ali, hem Ümmü Eymen, hem Ömer ve Ebu Ubeyde doğru söylüyorlar. Zira Zehra (a.s.)'ın elinde olan Fedek, Peygamberin (s.a.v.) malı idi ve O, buranın geliri ile kendi ailesinin zaruri ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra geri kalanını Müslümanlar arasında taksim ediyordu. Ben de bu konuda Peygamberin (s.a.v.) yolunu takip edeceğim." Hz Zehra (a.s.) şöyle buyurdu: "Ben de gelirden geri kalanı İslam'ın mesalihi için harcayacağım." Hz. Ebu Bekir ise şöyle karşılık verdi: "Ben Senin yerine bu işi yaparım."1086 "Hz. Fâtımâ (a.s.)'ın şahitlerinden Hz. Ali'yi, O'nun eşi olduğu için, Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.)'ı evladı olduğu için, Ümmü Eymen'i Hz. Fâtımâ (a.s.)'ın cariyesi olduğu için kabul etmediğini söylemiştir. Böylece Fedek gerçek sahibinin elinden alınmış oldu."1087 Mes'udi, Müruc'uz-Zeheb kitabında şahitlerle ilgili şöyle yazıyor: "Peygamber (s.a.v.)'in kızı, Fedek hakkında Ebu Bekir ile müzakere etti ve Fedek'i ondan geri istedi. O, Ali (a.s.), Hasan (a.s.), Hüseyin (a.s.) ve Ümmü Eymen'i şahitleri olarak getirdi."1088 Hz. Hasan, Hz. Hüseyin ve Hz. Ali tathir ayeti ile masumiyetleri ispatlanmış kişilerdendir. Dolayısıyla onların şahitliği başka hiç kimseninki ile kıyaslanamayacak kadar güvenilirdir. 1086 Şerh'u Nehcü'l Belağa İbn-i Ebi'l Hadid, c. 16, s. 216 1087 Biharü'l-Envar, c. 8, s. 105 1088 Müruc'uz-Zeheb, c. 2, s. 200