FEDEK KONUSUNDA HZ. EBU BEKİR (6)


Kaldı ki, tamamen hakkın ve hakikatin ortaya çıkması isteniyorsa yapılması gereken, Hz. Fâtımâ (a.s.)'dan yemin istemek olmalıydı. Çünkü, "Mallar ve borçlar hususunda müddeinin (davacının) kasemi de eklenirse bir kadın şahitle de hükmedebileceği yazmaktadır. Resulüllah (s.a.v.)'in bir şahit ile davacının kasemine dayanarak hüküm verdiği rivayettir."1089 Bu noktada şahitliği kabul görmeyen İmam Ali'nin doğruluğu hakkında hadisleri verelim: "Ey iman edenler! Allah'tan sakının ve sâdıklarla (doğrularla) birlikte olun."1090 Sünni kaynaklardan başlarsak: İbrahim bin Muhammed Himvini, Ferais'us-Simtayn'de, "Sâdıklarla birlikte olun. Yani Ali bin Ebi Tâlib'le birlikte olun" şeklinde tefsir etmiştir. Aynı ayetle ilgili olarak, Celaluddin Suyuti, Durrü'l Mensur'da İbn-i Abbas'tan rivayetle, Resulüllah (s.a.v.)'in şöyle dediğini rivayet ediyorlar: "Bu ayetteki, sâdıklardan kasıt, Muhammed ve Ali'dir." "Allah'a ve O'nun Resulü (s.a.v.)'e iman edenler; işte onlar Rableri katında sıddıklar ve şehitlik mertebesine erenlerdir. Onların mükafatları ve nurları vardır."1091 İmam Ahmed bin Hanbel, Müsned'de, bu ayetin Hz. Ali (a.s.) hakkında nâzil olduğunu ve O'nun sıdıklardan olduğunu nakletmiştir. Yani, Hz. Ebu Bekir, doğruluğu ayetle sabit bir kişinin şehadetini kabul etmemiştir. 1089 Mecma'uz-Zevaid, c. 3, s. 202 1090 Tevbe, 120 1091 Hadid, 19