CÖMERTLİKTE ÖNDEYDİ (3)


Peygamber (s.a.v.), "Hayır, ariyettir, sana geri vereceğiz" dedi. Sonra Peygamber, bunların yüklenmesini emretti. Bunlar Huneyn'e götürüldü. O, hem Huneyn, hem Taif savaşlarında bulundu. Sonra Peygamber (s.a.v.), Cirane'ye döndü. Peygamber (s.a.v.), toplanan ganimetlere bakıp seyrediyordu. Yanında bulunan Safvan b. Ümeyye, vadiyi dolduran deve, sığır, koyun, keçi ve çobanlara bakıyor ve gözlerini ondan ayıramıyordu. Bu hali, Hz. Peygamber'in dikkatini çekti. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.), "Bu vadi senin hoşuna gidiyor mu?" deyince, Safvan, "Evet" dedi. Hz. Peygamber, "O, içindekilerle beraber senin olsun" dedi. O zaman Safvan, "Hz. Peygamberden başka hiçbir kimsenin gönlü böyle bir şeye rıza gösteremez" diyerek "Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve resûlüh" deyip Müslüman oldu. Halk arasında yaygın olan bütün cömertlik örnekleri, bu misallere nispetle sönük kalır. Cömertliği öyle bir cömertliktir ki; çok geniş toprağa, büyük bir nüfuza ve bol bir gelire sahip olduğu halde sıkıntı, meşakkat ve ihtiyaç içerisinde yaşamaya kendini mecbur bırakıyordu. Hz. Peygamberden ve O'nun aile efradından başka hiç kimse buna katlanamazdı. Ayrıca kendi nefsi için, Müslümanlardan bir şey isteseydi, asla esirgemezlerdi. Böyle olmaları tabiidir. Çünkü, onların işlerini düzenleyen ve onlara herşeyi öğreten O değil midir? Fakat böyle bir şeyi, onlardan istemedi. Çünkü, kendisinde fıtrî bir cömertlik vardı. Bu da O'nu başkasının malına göz dikmekten men ederdi. Cömertliği doğuştan idi. Yanında mal biriktirmezdi. Bu ancak, insanlar arasından seçilen ve Hz İbrahim'in sülalesinden gelen nübüvvete has bir ahlaktı.