ADALET (3)
lah tarafından tespit ve tayin olunur. İnsana canı ve bedeni Allah'ın bir emanetidir. O halde insan, nefsine de zulmedemez. Ayrıca, Vedâ Hutbesi'nde, suçun hususiliği prensibi de vurgulanmıştır. Nitekim, yukarıda geçtiği gibi, suçu kim işlemişse ceza ona aittir. İslamiyet'te adaletin eriştiği zirveye bugüne kadar hiçbir nizam erişememiştir. İslam adaletinde mühim olan; nazariye değil, müşahhas uygulamalardır. Cenab-ı Hak, adalet hakkında şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ki Allah, adaleti emreder." 261 "Şüphesiz ki Allah, size, emanetleri ehil ve erbabına vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmeylemenizi emreder." 262 "Söz söylediğiniz vakit (leh ve aleyhinde söyleyeceğiniz kimse) hısım dahi olsa adaleti gözetin." 263 "Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan (hâkimler, insan)lar, adaletle şahidlik eden (kimse)ler olun. Bir kavme olan kininiz, sizi adalet yapmamanıza sevk etmesin. Adalet yapın ki o, takvaya çok yakın olandır." 264 "Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutanlardan ve Allah için şahidlik edenlerden olun. İsterse kendinizin veya ana ve babalarınızın veya yakın hısımlarınızın aleyhinde olsun. Zengin veya fakir bulunsun. Çünkü, Allah ikisine de yakındır. Artık siz, dönerek hevânıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker veya yüz çevirirseniz, şüphesiz ki ne yaparsanız Allah hakkıyla bilendir." 265 261 Nahl, 90 262 Nîsâ, 58 263 En'âm, 153 264 Mâide, 8 265 Nîsâ, 135
