ALLAH RESULÜ’NÜN HASTALANMASI VE UHREVÎ ÂLEME GÖÇÜ (3)
Bunun üzerine üç dirhem alacak iddia eden biri çıktı. Hemen ödediler. "Ey nas! Şayet biriniz hatalarından korkarsa Benden istesin, onun için Allah'a yalvarayım." Birisi kalktı ve ahlakî kusurlarından bahsetti. Oradakiler buna hayret ettiler. Fakat Resulûllah dikkatleri çekti: "Bu, her zaman kıyamet gününe kalmaktan iyidir." Buharî, Müslim gibi diğer kaynaklarda hutbenin diğer kısımları zikredilir: "Peygamberlerinin kabirlerini tapınacak yer hâline getirenleri Allah lanetledi. Benden sonra kabrimi put haline getirmeyin. Ensar'a iyi muamele etmenizi emrediyorum..." Sonra Resulûllah, Hz. Aişe'nin hücresine döndüler. Ertesi günü durumları ağırlaştı. Buhari'de zikrediliğine göre bir aralık bir emir verdiler: "Yazı yazdırabilmem için kâğıt getirin ki, Benden sonra dalâlete düşmeyesiniz." Ve kalem, kırtas getirilmesini istediler. Evdekiler birbirleri ile fısıltılı bir tartışmaya başladılar: "Allah Resulü rahatsızlıklarının tesiri altında. Bize, Allah'ın Kitabı yeter, ayrıca başka emre ne lüzum var?" Bazıları, "İstediklerini yerine getirelim. Muhakkak bir hikmet vardır" dediler. Bu gürültülü münakaşa artınca Resulûllah, "Beni kendi hâlime bırakınız. Buradan çıkıp gidiniz!" dedi. Yazdırmak istedikleri şey bir sır olarak kaldı. Aynı gün şifaen üç şey emretti: "Yahudi ve Hıristiyanları Arabistan'dan çıkarın. Benim âdetim olduğu veçhile yabancı heyetlere hediyeler verin."
