CAHİLİYE DEVRİ ARAPLARININ AHLAKÎ YAPILARI (9)
tiyan reisi Adiy b. Hatem Müslüman olduktan sonra Resulûllah, ona şöyle dedi: "Artık bundan böyle afife bir kadın korkmadan, çekinmeden Hadramut'a seyahat edebilir." Her kabile başka kabilenin malını, servetini, hayvanlarını hatta aile efradını baskın yapıp alırdı. Tacirler, iş adamları bundan kurtulma yolunu bahşiş vermede bulmuşlardı. Böylece, yakayı ucuz kurtarırlardı. Baskınla alınan bu varlıklar kendilerininmiş gibi satılırdı. Kafileler, yola çıkanlar, seyahatte bulunanlar eğer bir yerde konaklarsa, sabahleyin baskına uğrardı. Bunun için gece boyunca da yola devam etmek zorunda kalırlardı. Başarı ile sonuçlanan baskın ve soygunlar, büyük övünç kaynağı olurdu. Araplar, iftihar ettikleri bu soygunlar üzerine şiirler yazarlardı. Hac mevsiminde üç ay bu soygunlar yapılmazdı. Ancak, bu müddeti beklemek onlara çok zor gelir, bazı kabileler beklemezlerdi. Bu işler ne kabahat, ne de suç sayılırdı. Bilakis, bunun adına kahramanlık ve cesaret derlerdi. Ülkenin her köşesi her zaman bu soygunlara, katletmelere, yağmalara sahne olurdu. Hırsızlık: Hırsızlık, iktisadî yapı gereği Bedevilerde çok yaygın olurdu. Fakat bu, soygunculuk gibi kabileler arasında kahramanlık sayılmazdı. Bu alanda nam kazanmış kimseler de yoktu. Bazı şahıslar bunu meslek edinmişlerdi. Büyük tehlikeleri göze alarak bu işi yaparlardı. Hırsızlık için zekalarını çalıştırıp, türlü hile ve tuzaklara başvururlar, bunlarla da iftihar ederlerdi. Arap kabileleri arasında en nüfuzlu olanı Kureyş'ti. Kureyşliler ticaretle uğraştıklarından oldukça zengindiler. Kâbe'ye getirilen adak ve hediyeler de oldukça yüklü bir servet oluşturuyordu. Bu sebeplerden dolayı, bu kabile arasında hırsızlık yapmak çok münasip oluyordu. Ebu Leheb de, hazinesi altın ve gümüşle dolu olan zenginlerdendi.
