CAHİLİYE DEVRİ ARAPLARININ AHLAKÎ YAPILARI (3)
Bundan birkaç gün sonra, Resul-i Ekrem'in bi'set-i seniyyeleri zuhura geldi." (Sahih-i Buhari, c. 1, s. 546) Resulûllah'ın da bir kahin olduğunu düşünüyorlardı. Resulûllah'ın bir ara rahatsızlanarak birkaç gün ibadet edemediği bir sırada bir kadın gelerek (Ebu Leheb'in karısı olsa gerek) O'na şöyle demişti: "Ümid ederim ki, içindeki şeytanın artık bırakmış olsa gerek." Kafirler Resulûllah'ın yanında daima birkaç cin veya şeytanın bulunduğu vehminde idiler. Nitekim, Kur'an-ı Kerim'de bu husus hakkında şu ayet-i kerime inmişti: "Şeytanların kime indiğini size haber vereyim mi? Şeytanlar yalana, günaha düşkün olana inerler. Bunlar, onlara kulak asarlar. Çokları da yalancıdırlar."1 Kahinler, verecekleri haberleri çok kafiyeli ve seciyeli bir tarzda beyan ederlerdi. Kahinlerin çoğu erkekti. Kadın kahinler de büyücülük yaparlardı. Musibet ve belaları uzaklaştırmak için putperest akidesine göre tedbirler alır, ilaçlar yaparlardı. Kehanet ücreti olarak büyük paralar alınırdı, ayrıca adaklar alınırdı. Kahinler puthanelerde otururlardı. Her birinin hususi bir putu vardı ve bu puta hizmet ederlerdi. Kahinlerin çoğu, İslamiyet'ten sonra, yaptıkları hile ve aldatmacalarını itiraf ettiler. Arapların şairler hakkında telakkileri de tuhaf idi. İnanışlarına göre; her şairin bir şeytanı vardı. Bu şeytan, şaire şiirleri telkin ederdi. Şairler bu şeytanları öven şiirler yazmışlardı. Arap edebiyatının önemli bölümünü bunlar işgal ederler. Şeneknan, Şeysaban şeytanların reisleri idiler. Şeytanın bunların biri olduğunu söyleyen şair çok övülürdü. Evhamperestlik: Arapların evhamperestlik hakkında haddi hesabı olmayan binbir âdet ve telakkileri vardı. Bu bâtıl telakkiler, onların o zamanki dinî ahval ve itikadları idi. Mesela; yılanı öldürmezlerdi. Eşinin gelip 1 Şuara, 221-223
