CAHİLİYE DEVRİ ARAPLARININ AHLAKÎ YAPILARI (4)


intikam alacağını düşünürlerdi. Her karında bir yılan bulunduğuna inanırlardı. Bu yılan kıpırdayarak açlığı hissettirirdi. Bu semtten kuş gelirse şöyle olur, buradan gelirse böyle olur, uğursuz olur derlerdi. Kuşların, uçma tarz ve yönlerine göre hüküm çıkarırlardı. Hatta bu bir ilim haline getirilmiş bu ilme İlmü't-Tıyara ismi verilmişti. Keçiler, erkek yavrularsa, putlara kurban edilirdi. Devenin her on yavrusundan biri alınırdı. Bir adamın deve sayısı bine ulaşırsa birinin gözü çıkarılırdı. Bu nazardan korunmak içindi. Yoksa kıtlık başlardı. Bir yolculuğa çıkarken bir ağaca bez bağlanırdı. Eğer dönüşte bu kez çözülmüşse, kadınların fenalık yaptıklarına inanırlardı. Lat ve Uzza'ya kötü söz söyleyenlerin cüzam hastalığına yakalanacağına inanırlardı. Arapların ahlakî vaziyetleri bundan da aşağı idi. Kavgacı ve katı yürekli olmaları, ahlaken aşağılıklarını gösteren en önemli tıynetleri idi. Kavgacılık: Araplar arasında yayılmış bir âdet idi. Her Arap ferdi, kavgaya hazır vaziyette beklerdi. Çünkü, her kabilenin kavgalı olduğu başka bir kabile, her ailenin de kavgalı olduğu bir aile mutlaka vardı. Ya babalarının ya da azizlerinin intikamını almaya hazırlanırlardı. Bu en mukaddes bir fariza halini almıştı. Bu muharebeler, kavgalar, mücadeleler senelerce sürmüştür. Birbirini takip edegelmiştir. Bu muharebelere edebiyat mensupları Eyyâmü'l-Arap demişlerdi. Abes ve Zebyan kabileleri arasındaki muharebe 40 sene devam etmişti. Bu muharebenin sebebi şu idi: İki kabile arasında at yarışı yapılıyordu. Yarışçılardan biri, usule riayet etmedi. Bu yüzden savaş başladı ve 40 sene devam etti. Besu harbi de ikinci meşhur savaş idi. Bunun sebebi de şu idi: Bir kabileye mensup Besu isimli bir kadının devesi, Küleyb b. Vail'in otlağına girmişti. Küleyb, deveyi kovalamış ve ok ile yaralamıştı. Kadının kabilesi diğer kabileye saldırdı ve savaş başladı.