HENDEK SAVAŞI (M.626) MUCİZELER, İHANETLER, HİKMET VE İBRETLER (13)


Ve bir rüzgâr, gün doğarken yardıma koşuyordu. Melekler, seferber olmuşlardı. Rüzgâr ve Allah'ın gönderdiği ordular, onlara yapacaklarını yapıyordu. Hz. Peygamber, Huzeyfetü'l-Yeman'ı düşmanın durumunu tespit ve rapor etmek üzere gönderir ve yanına gelinceye dek kimseye hiçbir şey söylememesini tenbihler. Neticede rapor ulaşır: Rüzgâr, Medine vadisinin toprağını, kumunu, çakılını savurup düşmanların yüzüne, gözüne çarpıyor. Çadırlar havada dolaşıyor, yemek tencereleri devriliyor, ateşler sönmeye başlıyordu. Dehşete düşen yük develeri ve süvari atları birbirine karışıyordu. Harp sahası, tam bir ana-baba gününe dönmüştü. Kafirler, canlarını kurtarmak için tek yolu kaçmada buluyorlardı. Nice kahraman görünenler, kaçarak canlarını kurtarabilmişti. "Ey müminler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayınız! Hani (Hendek günü) üzerinize ordular gelmişti de, Biz, onların üzerine bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah yaptıklarınızı görmektedir." 224 Zannedilmesin ki, mü'minler yalnız başınadır. İşte Cenab-ı Hakk'ın beyanı... Evet, düşman bütün eşyasını, azıklarını geride bırakıp kaçmıştı. Allah, mü'minleri sınamış; sabredip sebat gösterenler kazanmış; kaçanlar kaybetmişlerdi. İmtihan ve hizmet dolu Hendek günleri böyle geçmişti. 224 Ahzab, 9