HENDEK PEK ÇOK HİKMETİN BEŞİĞİDİR
Hendek Savaşı, Mekkeli müşriklerle ittifak etmiş Yahudi ve münafıkların, Medine'yi basarak İslam'ı ve Müslümanları yok etme teşebbüslerinin üçüncüsü ve belki de en tehlikelisi idi. İslam'da aslolan, sulh yoluyla tebliğ olduğundan Resul-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz, her tarafa muallimler, mürşidler gönderip hakkı tebliğ ediyor, böylece sulh ve adaletin ikamesine çalışıyordu. Fakat küfür milleti rahat durmuyor, hak ve adaleti ortadan kaldırmağa çalışıyordu. İşte bu durumun müşahhas örneği olan Hendek Harbi, pekçok zâhirî ve bâtınî hikmetlerle doludur. Hendek Savaşı'nda, "Küfür tek bir milletir" prensibi, açıkça tecelli etmişti. Zira, yaptıkları fitne ve nifak sebebiyle Medine'den sürülen Ben-i Nadir ve Ben-i Kaynuka Yahudileri, Mekkeli müşrikleri İslam'ın aleyhine kışkırtmış ve müttefik küfür güçleriyle 10 bin kişilik bir ordu tesis etmişlerdi. Hatta, Medine'deki Kurayzaoğulları bile İslam ordusunu arkadan vurmak üzere Nadiroğulları tarafından ikna edilmişlerdi.
