HENDEK SAVAŞI (M.626) MUCİZELER, İHANETLER, HİKMET VE İBRETLER (11)
etmişti. Hz. Ömer (r.a.) de namazı geçirmişti. Bir ara Câbir (r.a.), durumu Allah Resulü'ne haber verince; "Ben de kılamadım" buyurarak üzüntüsüne ortak olmuş, daha sonra beraberce Bathan deresine inerek abdest almışlar ve önce ikindiyi sonra akşamı kılmışlardı. Daha önce hiçbir savaşta böyle zorluklarla karşılaşılmadığı ve ibadetlerin hiç aksamadığı gözönüne alınırsa, Hendek Savaşı'nın dehşet ve meşakkati biraz daha iyi anlaşılır. Hz. Ali, Hz. Ömer, Zübeyr b. Avvam, Sa'd b. Muaz (r.a.) gibi sahabilerin şecaat ve kahramanlıkları, hendeği geçmeye çalışan düşmana hadlerini bildirmede bir kez daha kendini gösterir. Bu arada düşman cephesinde bir gelişme olur. Düşman cephesinde bulunan Eşca kabilesinin reisi Nuaym b. Mesud o esnada iman ile şereflenir. Bir yolunu bulup imanını ikrar için Peygamberin huzuruna varır ve şu teklifi sunar: "Birleşik ordudaki kabileler, henüz Müslüman olduğumu bilmiyorlar. Emrederseniz İslam'a bir hizmetim dokunabilir." Hz. Peygamber, ona bir taktik verir ve düşmanın içine yollar. Nuaym'ın, hem Kurayzaoğulları ile hem de diğer kabilelerle geçmişe dayanan bir tanışıklıkları da sözkonusudur. Nuaym, derhal Ben-i Kurayza Yahudilerine giderek, sırf onlara olan samimiyet ve sevgisi sebebiyle bir teklif getirmek, uyarmak için geldiğini söyler ve içini döker: "Kureyş ve Gatafan kabileleri buraya geldiler. Müslümanları imha etmeye çalışıyorlar; ancak onlar da gerekli cevabı veriyorlar. Öyle sanıyorum ki; bu iş epeyce uzadı, birleşik güçler sıkılmaya başladı. Sıkıntıları artarsa sizi bırakıp giderler; yapayalnız kalırsınız. Antlaşmayı bozduğunuz anlaşılınca yakanızı Müslümanlardan kurtaramazsınız. Bana sorarsanız, Kureyş ve Gatafan eşrafından birtakım adamları rehin alın ki işleri bitince sıvışıp gitmesinler." Nuaym'ın bu sözleri Yahudilere çok uygun geldi. Ardından Nuaym, Kureyşlilerin meclisine giderek; Yahudilerin Müslümanlarla olan anlaşmalarını bozmalarından pişmanlık duy-
