RESÛLULLAH’IN, SON NEFESİNİ HZ. ALİ’NİN KUCAĞINDA VERMESİ (7)
Ali (a.s.) dedi ki: Bana bin kapı öğretti ve her kapı bin kapı açar." 337 Hz. Resûlullah (s.a.v.) vefat anında Fâtıma (a.s.)'a şöyle buyurdu: "Ey Fâtıma! Allah'a and olsun ki, Senin ağlamandan dolayı, Allah'ın Arş'ı ve onun etrafındaki melekler, gökler ve yerler ve onlardan olan her varlık ağlayacaktır." 338 Allame Meclisi'nin eseri Bihârü'l-Envâr'dan: Ebu Eyyub El-Ensarî şöyle diyor: "Hz. Resûlullah (s.a.v.) hastalandı, Fâtıma (a.s.) O'nun ziyaretine gelerek ağladı. Resûlullah (s.a.v.) O'nun bu durumunu görünce şöyle buyurdu: Ey Fâtıma (a.s.) Allah-u Teala Seni çok sevmektedir. Seni, geçmişi herkesten parlak olan ve ilmi herkesten daha çok olan biriyle evlendirdi. Allah-u Teala yeryüzündeki insanlara özel bir şekilde teveccüh edip onların arasından Beni seçti, Beni mürsel bir peygamber kıldı; yine yeryüzüne teveccüh etti, onların arasından kocanı seçti ve Seni O'nunla evlendirmek ve O'nu vasi kılmam için Bana vahyetti. Ey Fâtıma! En üstün peygamber bizdendir, O da Babandır; en üstün vasi bizdendir, O da eşindir; en üstün şehitler bizdendir, onlar da babanın amcası Hamza ve iki kanadıyla cennette uçan ve istediği yere giden Babanın amcası oğlu Câfer'dir; cennet gençlerinin efendileri olan Hasan ve Hüseyin bizdendir; onlar da Senin evlatlarındır. Canım elinde olan Allah'a hamd olsun ki, bu ümmetin Mehdi'si bizdendir, O da Senin torunlarındandır." 339 Sünni tarihçi Hüvarezmî'nin eserinden: 337 Ez-Zehebî, Mizanu'l-İ'tidal, s. 482 338 a.g.e. 339 Bihârü'l-Envâr, c. 37, s. 41
