RESÛLULLAH’IN, SON NEFESİNİ HZ. ALİ’NİN KUCAĞINDA VERMESİ (6)


duran kimseler pişman olacaklardır. Onlar kıyamet günü Benden uzaklaştırılacaklar. Ben `ümmetim ümmetim' diye bağıracağım. Denilecek ki: Onlar Senden sonra (dinin emirlerini ve sünnetini) değiştirdiler. Bu yüzden çılgın alevli ateşe sürüklendiler." 335 Hz. Resûlullah (s.a.v.) vefatına yakın bir zamanda Hz. Fâtıma (a.s.)'ın elini Hz. Ali'nin (a.s.) eline koyarak şöyle buyurdular: "Ey Ebe'l-Hasan! Bu Allah'ın emaneti ve O'nun Resulü olan Muhammed (s.a.v.)'in Senin yanındaki vediasıdır. Öyleyse Beni O'nun hakkında gözet ve biliyorum ki, Sen bunu yapacaksın. Ey Ali! Allah'a and olsun ki, O (Fâtıma), geçmiş ve gelecekteki cennet kadınlarının en üstünüdür. Allah'a and olsun ki, O, büyük Meryem'dir. Bil ki, Allah'tan O'nun ve Senin için dua ettim, Allah da duamı kabul buyurdu. Ey Fâtıma! Allah'a and olsun ki, Sen razı olmadıkça Ben razı olmayacağım" (bu sözü üç defa tekrarladı)." 336 Sünni Zehebî'nin eserinde şu rivayet yer almaktadır: Abdullah bin Amr'den rivayetle, dedi ki: "Resûlullah (s.a.v.) hastalığı esnasında yanında hazır olanlara buyurdu ki: `Bana kardeşimi çağırınız.' Hâzır olanlar Hz. Ebu Bekir'i çağırdılar, Resûlullah (s.a.v.) O'nun çağrıldığını görünce yüzünü O'ndan çevirir. Sonra bir daha `Bana kardeşimi çağırın' buyurduğunda Hz. Osman'ı çağırdılar. O'ndan da yüzünü çevirdikten sonra Ali (a.s.)'ı çağırdılar. Ali (a.s.) içeri girdiğinde Resûlullah (s.a.v.) elbisesi ile Ali (a.s.)'ı örttü ve Kendini Ali (a.s.)'ın elleri arasına bıraktı. Ali (a.s.) dışarı çıktığında sordular ki, `Sana ne söyledi?' 335 Bihârü'l-Envâr, c. 22, s. 490 336 A. K. c. 22, s. 484-491