RESÛLULLAH’IN, SON NEFESİNİ HZ. ALİ’NİN KUCAĞINDA VERMESİ (8)
Hz. Aişe dedi ki: "Resûlullah (s.a.v.) vefat edeceği günde etrafında hazır bulunanlara şöyle buyurmuştu: `Bana habibimi çağırın.' O'na Hz. Ebu Bekir'i çağırdılar, Resûlullah (s.a.v.) O'nun geldiğini görünce başını tekrar yastığına dayadı ve biraz sonra şöyle buyurdu: `Bana habibimi çağırın.' Ben hâzır olanlara dedim ki: `Vay halinize! Hemen O'na Ali bin Ebi Tâlib'i çağırın, Allah'a yemin olsun ki başkasını istemiyor.' Ali (a.s.) geldiğinde Resûlullah (s.a.v.) O'nu görünce oturdu ve örtüsünü kaldırıp Ali (a.s.)'ı beraberinde örttü ve yaşadığı müddetçe O'nu kucakladı. Vefat ettiğinde ise eli Ali (a.s.)'ın üzerinde idi." 340 Fuzuli'nin eserinden: Ümmü Seleme'den rivayet edilmektedir: "Ben hastalık günlerinde Resûlullah'a hizmet ediyordum. Bir gün şeker dağıtan dudağını oynattığını gördüm. Dinledim ve iştim ki, dua etmekteydi. Allah'a şöyle yalvarıyordu: `İlâhi! Benim ümmetimi cehennem azabından kurtar! Kıyamet hesabını onlara kolaylaştır.' Sordum: `Ya Resûlallah, hâlin nedir?' `Ey Ümmü Seleme, şimdi ayrılık zamanıdır. Ruhumuzun tenden ayrılma vaktidir.' Bu sırada Ali de oradaydı: `Ya Resûlallah, rüyamda gördüm ki, bir zırh giymiştim. Üzerimden çıkardılar' dedi. Hz. Muhammed (s.a.v.): `O zırh Bendim ki, bütün kötülükten, 340 ElHüvarezmî, El-Menakib lil-Hüvarezmî, Durrü'l-Menâkıb, s. 29
