SÜNNİ VE EHL-İ BEYT ÂLİMLERİ ARASINDAKİ `PEYGAMBERİN EŞLERİ DAHİL Mİ’ TARTIŞMASI (3)
Görüldüğü gibi, "şüphesiz eğer bilirseniz bu gerçekten büyük bir yemindir" ayeti önceki ve sonraki ayete yabancı bir ayettir ki bu ayetin kendisi de yabancıdır. Yani onunla ilgisi yoktur. Yabancı ayet yabancı ayet içerisinde gelmiştir. Arapça'da buna "muterize cümlesi" denmektedir. Yani Tathir ayeti de Resûlullah (s.a.v.)'in eşleri hakkında nâzil olan ayetler arasında "muterize" olarak yer almıştır. Tathir ayetinin mezkur ayetler arasında "muterize" olarak yer almasının nüktesi ise; beş mukaddes zatın makamına gösterilen inayet ve teveccühtür. Yani Allah-u Teala Peygamberinin (s.a.v.) diliyle bir takım emir ve nehiylerde bulunuyor ve Resûlullah'ın (s.a.v.) eşlerine öğüt ve nasihatlerde bulunuyor. Çünkü Allah Peygamberin (s.a.v.) eşlerinin Ehl-i Beyt'in kınanmasına, lekelenmesine veyahut münafıkların bunlara dil uzatmalarına vesile olmalarını istemiyor. Yani bu beş mukaddes zatın takva, iffet ve şerafet dergahı her türlü kötülük pislik ve uygunsuzluklardan beri ve münezzeh olmalıdır. Gerçekten de bu mesele Kur'an'ın mucizesinden ve apaçık belagat örneklerinden biridir. Eğer bu muterize cümle ayetlerin arasına getirilmeseydi Kur'an'ın bu yönü kâmil olmayacaktı. Sünni âlimlerden Allame İbn-i Hacer-i Heysemî'nin "Es-Savâik" adlı kitabında Sa'lebi'den naklen yazdığına göre "Ehl-i Beyt'ten maksat Haşimoğulları'dır" diye iddia edenler vardır. Sünni, Sahih-i Müslim'de ve Camiu'l-Usûl'de şöyle rivayet edilir: "Hasin b. Semure, Zeyd b. Erkam'a: "Hz. Peygamberin (s.a.v.) hanımları da Ehl-i Beyt'ten midir?" diye sorduğunda Zeyd şöyle dedi: "Allah-u Teala'ya and olsun ki hayır; çünkü kadın bir müddet eşiyle olur, boşanınca babasının evine döner ve babasının ailesine katılır, böylece kocasından bütünüyle kopar. Peygamber-i
