SÜNNİ VE EHL-İ BEYT ÂLİMLERİ ARASINDAKİ `PEYGAMBERİN EŞLERİ DAHİL Mİ’ TARTIŞMASI (2)
Yani "ankum ve yutahhirukum" kelimesi yerine "ankunne ve yutahhirukunne" denilmesi gerekirdi. Nitekim Peygamberin (s.a.v.) hanımları hakkında olan önceki ayetlerde müennes kipi kullanılmıştır. O halde hitap kiplerinin müzekker lafzı sûretinde kullanılması bu inancın bâtıl olduğunun delilidir. 3- Ehl-i Beyt âlimleri şu hususa da değinmektedirler: Arapçada sözün güzellik ve belagatine sebep olan cihetlerden biri de birbiriyle irtibatı olan iki cümle arasında yabancı bir cümlenin yer almasıdır. Kur'an'da bu mesele oldukça fazla görülmektedir. Örneğin, Allah-u Teala Mısır azizinin karısına olan hitabını anlatırken şöyle buyuruyor: "(Kocası) doğrusu bu, sizin düzeninizden (biri) dir. Gerçekten sizin düzeniniz büyüktür, dedi. Yusuf sen bundan yüz çevir. Sen de (kadın) günahın dolayısıyla bağışlanma dile." 294 Bu ayetlerdeki "Yusuf Sen bundan yüz çevir" ayeti önceki ve sonraki ayetlere yabancı bir ayettir. Yani onlardan ayrı bir cümledir. Yine, şu ayet: "(Belkıs) dedi ki: Gerçekten hükümdarlar bir ülkeye girdikleri zaman orasını bozguna uğratırlar. Ve halkından onur sahibi olanları hor ve aşağılık kılarlar. İşte onlar böyle yaparlar. Ben onlara bir hediye göndereyim de bir bakayım elçiler neyle dönerler." 295 Bu ayette geçen, "işte onlar böyle yaparlar" ifadesi önceki ve sonraki ayetlere yabancı bir ayettir. Zira bu ayet Allah'ın kelamıdır ki, Belkıs'ın sözleri arasında yer almıştır. Yani Allah Belkıs'ın sözünü naklettikten sonra onu tasdik eder mahiyette "işte onlar böyle yaparlar" buyurmaktadır. "Hayır, yıldızların yer (mevki)lerine yemin ederim. Şüphesiz eğer bilirseniz bu gerçekten büyük bir yemindir. Hiç tartışmasız bu Kur'an-ı Kerim'dir." 296 294 Yûsuf, 28-29 295 Nahl, 34-35 296 Vâkıa, 75-77
