• İMAM ALİ VE GADR-İ HUM OLAYI (12)

    Ey insanlar, Ben Cebrail'den Benim için Allah'tan, Beni bu önemli şeyi tebliğ etmekten mâzur görmesini dilemesini istedim. Zira takva sahiplerinin azlığını, münafıkların çokluğunu, kınayanların fesadını, İslam'ı alaya alanların hilelerini biliyorum. Onlar Allah'ın, Kitabında kendilerini şöyle nitelendirdiği kimselerdir: `Hani siz, onu dillerinizle birbirinize yetiştiriyor, ağızlarınızla hiçbir bilgi sahibi olmadığınız bir şeyi söylüyor ve onu kolay sanıyordunuz.Halbuki o Allah katında büyük bir günahtır.'723 Hakeza, münafıklar defalarca Bana eziyette bulundular ve Beni `uzun' (her söze kulak asan kimse) olarak adlandırdılar. Onlar Ali'nin Benden ayrılmaması, Benim kendisine teveccüh etmem sebebiyle böyle olduğumu sandılar. Sonunda aziz ve celil olan Allah şu ayeti nâzil buyurdu: `(Yine o münafıkların içinde; O (Peygamber her söyleneni dinleyen) bir kulaktır, diyerek Peygamberi incitenler de vardır. De ki: O sizin için bir hayır kulağıdır.'724 Eğer Ben, Bana bunu (her söze kulak veren kimse olmayı) isnat edenleri açığa vurmak istersem, edebilirim. Eğer onların şahsına işaret etmek istersem, işaret de edebilirim, Eğer onları alametleriyle tanıtmak istersem, tanıtabilirim. Ama Allah'a yemin olsun ki Ben onların işi hususunda yücelik gösterdim. Bütün bunlardan sonra Ali hakkında Bana nâzil olan şeyi tebliğ etmediğim takdirde, Allah asla Benden razı olmayacaktır. Hz. Peygamber (s.a.v.) daha sonra şu âyeti tilavet buyurdu: "Ey Elçi! Rabb'inden Sana indirileni tebliğ et, eğer bunu yapmazsan O'nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah Seni insanlardan korur. Doğrusu Allah kâfirlere yol göstermez." Ey insanlar, biliniz ki Allah Muhacirler'e, Ensâr'a ve onlara iyilikle tâbi olanlara, köylüye ve şehirliye, Arab'a ve Acem'e, özgüre 723 Nur, 15 724 Tevbe, 61
  • İMAM ALİ VE GADR-İ HUM OLAYI (13)

    ve köleye, büyüğe ve küçüğe, beyaza ve siyaha, O'na (Ali'ye) itaat etmeyi farz bilmiş, O'nu imam ve yetki sahibi kılmıştır. Her muvahhid için O'nun hükmünü icra etmesi, sözüyle amel etmesi, emrini kabullenmesi gerekir. Her kim O'na muhalefet ederse, mel'undur. Her kim O'na tâbi olursa ve O'nu tasdik ederse, Allah'ın rahmetine mazhar olacaktır. Allah O'nu ve O'nu dinleyip kendisine itaat eden herkesi bağışlamıştır. Ey insanlar, bu, böylesine bir toplulukta ayağa kalktığım son defadır. O hâlde işitiniz, itaat ediniz; Rabb'iniz olan Allah'ın emri karşısında teslim olunuz. Zira aziz ve celil olan Allah-u Teâlâ sizin mevlânız ve ma'budunuzdur. Allah'tah sonra (şu anda) ayakta sizleri muhatap kılan, O'nun Resülü olan Muhammed sizin velinizdir. Benden sonra da Ali, Allah'ın emriyle sizin veliniz ve imamınızdır. İmamet makamı O'ndan sonra da Allah ve Resulü'yle görüşeceğiniz güne (Kıyamete) kadar O'nun evlatlarından olan Benim neslimin hakkıdır. Allah'ın helal kıldığı hususlar dışında bir helal yoktur. Allah'ın sizlere haram kıldığı şey dışında da bir haram yoktur. Aziz ve celil olan Allah Bana helal ve haramı tanıtmış ve Rabb'imin Kitabından, helal ve haramından Bana öğrettiği her şeyi de Ben O'na ifâze etmişim (öğretmişim). Ey insanlar, Allah var olan her ilmi Bende bir araya toplamıştır. Ben de öğrendiğim her ilmi takva sahiplerinin imamında (Ali'de bir araya) topladım. Var olan her ilmi mutlaka Ali'ye öğrettim. O'dur (Allah'ın Kur'ân'da zikrettiği) İmam-ı Mübin (apaçık imam).725 Ey insanlar, O'ndan (Ali'den) başkasına yönelerek sapıklığa düşmeyin, O'ndan yüz çevirmeyin; O'nun velâyetinden ayrılmayın. O, hakka hidayet eder ve hak ile amel eder. Bâtılı iptal eder ve bâtıldan sakındırır. Allah yolunda kınayıcıların kınaması O'na engel olamaz. 725 Yasin, 12
  • İMAM ALİ VE GADR-İ HUM OLAYI (14)

    O (Ali), Allah'a ve Resulü'ne iman eden ilk kimsedir. Bana iman hususunda hiç kimse O'ndan öne geçmemiştir. O, canıyla Allah Resulü'nün yolunda her türlü fedakârlığa katlanmıştır. İnsanlardan hiç kimse Allah'a ibadet etmediği bir zamanda, O, Allah Resulü'yle birlikteydi. Namaz kılan ilk kimse O'dur. Benimle birlikte Allah'a ibadet eden ilk kimse de O'dur. Allah tarafından yerime yatağıma yatmasını emrettim. O da canını Bana feda ederek Benim yerime yatağıma yattı. Ey insanlar, O'nu üstün bilin; hiç şüphesiz, Allah O'na üstünlük vermiştir. O'nu kabul edin; şüphesiz Allah O'nu tayin etmiştir. Ey insanlar, O, Allah tarafından tayin edilen imamdır. Her kim O'nun velâyetini inkâr ederse, şüphesiz Allah tevbesini kabul etmez ve O'nu bağışlamaz. Allah'ın O'na muhalefet eden kimseye böyle davranacağı kesindir. Allah ona böyle yapar ve onu ebediyete kadar, sonsuza dek şiddetli azapla azaplandırır. O hâlde, O'na muhalefet etmekten sakının. Aksi takdirde yakıtı insanlarla taşlar olan ve kâfirler için hazırlanan ateşe dûçar olursunuz. Ey insanlar, Allah'a yemin olsun ki, önceki peygamberler ve elçiler Bana müjde vermişlerdir ve Ben Allah'a yemin olsun ki peygamber ve elçilerin sonuncusuyum, gök ve yerdeki bütün yaratıkların üzerinde hüccetim. Her kim bu konuda şek ederse cahiliye küfrü gibi kâfir olmuş olur. Her kim bu sözümden bir şeyde şek ederse Bana nâzil olmuş olan her şeyden şek etmiştir. Her kim imamların birinde şüphe ederse oların tümünde şüphe etmiştir ve kim bizim hakkımızda şüpheye kapılırsa, hiç şüphesiz ateştedir. Ey insanlar, Allah, bu üstünlüğü Bana bağışta bulunmuştur; bu O'nun Bana bir minneti ve O'ndan Bana bir ihsandır. O'ndan başka ilah yoktur. Ebediyete kadar, sonsuza dek, her hâlimle O'na hamd ve senâda bulunuyorum.
  • İMAM ALİ VE GADR-İ HUM OLAYI (15)

    Ey insanlar, Ali'yi üstün biliniz. Zira O, Allah rızık indirdiği ve yaratıklar bâki kaldığı müddetçe kadın ve erkek tüm insanların en üstünüdür. Bu sözü reddeden ve O'nunla uyumlu olmayan kimse mel'undur, mel'undur; gazaba uğramıştır, gazaba uğramıştır! "Biliniz ki Cebrâîl, Allah tarafından bu haberi Benim için nâzil kıldı ve şöyle buyurdu: `Her kim Ali'ye düşmanlık eder ve velayetini kabul etmezse, lanetim ve gazabım onun üzerine olsun.' Herkes yarın için önceden ne göndereceğine baksın. Ali'ye muhalefet etmekten ve ayağının sabit olduktan sonra sürçmesinden dolayı Allah'tan korksun. Allah yaptıklarınızdan hiç şüphesiz haberdardır. Ey insanlar, Kur'an hakkında tefekkür ediniz, ayetlerini anlamaya çalışınız; muhkem ayetlerine bakınız, müteşabih ayetlerinin ardından koşmayınız. Allah'a yemin olsun ki, Kur'an'ın bütününü sizlere beyan edebilecek ve tefsirini sizler için açıklayabilecek olan kimse, Benim, elinden tuttuğum, O'nu kendime doğru yükselttiğim, pazısından tuttuğum, iki elimle kaldırdığım ve sizlere, `Ben kimin mevlâsıysam bu Ali de onun mevlâsıdır' diye bellettiğim kimsedir. O Benim kardeşim ve vasim (yerime geçecek olan) Ali b. Ebî Tâlib'dir. O'nun velâyeti, Bana vahiy nâzil buyuran aziz ve celil olan Allah tarafındandır. Ey insanlar, Ali ve O'nun soyundan olan temiz çocuklarım, sıkli asğardır (daha küçük değerli emanet) ve Kur'an ise sıkl-i ekberdir (daha büyük değerli emanet). Bu ikisinden her biri diğerini haber vermekte ve onunla uyum içinde bulunmaktadır. Onlar Kevser havuzunun başında yanıma gelinceye kadar, asla birbirinden ayrılmazlar. Biliniz ki onlar, insanlar arasında Allah'ın emin kulları ve yeryüzündeki hakimleridir. Biliniz ki Ben edâ ettim! Biliniz ki Ben tebliğ ettim! Biliniz ki Ben duyurdum! Biliniz ki Ben açıkladım! Biliniz ki Allah buyur-
  • İMAM ALİ VE GADR-İ HUM OLAYI (16)

    muştur ve Ben aziz ve celil olan Allah adına konuşuyorum. Biliniz ki `Mü'minlerin Emiri' sadece Benim şu kardeşimdir. Biliniz ki `Müminlerin Emiri' olmak, Benden sonra O'ndan başka hiç kimse için helal değildir." Daha sonra Hz. Peygamber (s.a.v.) eliyle Ali'nin (a.s.) pazısından tuttu ve yukarı kaldırdı. Mü'minlerin Emiri (a.s.) ise Hz. Peygamber (s.a.v.) minberin üstüne çıktığı zamandan beri, O'ndan bir basamak aşağıda bulunuyordu. Hz. Peygamber'in yüzüne (s.a.v.) oranla sağ tarafa meyletmişti ve dolayısıyla da her ikisi de bir mekanda durmuş gibiydiler. Sonra Hz. Peygamber (s.a.v.) elini kaldırdı. Her ikisi de elini göğe doğru açtı. Ali'yi (a.s.) yerinden kaldırdı ve ayağı Hz. Peygamber'in (s.a.v.) diziyle aynı hizaya geldi. Daha sonra Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ey insanlar, bu Ali'dir; O Benim kardeşim, vasîm, ilmimi toplayan ve ümmetim arasında iman eden kimseler üzerinde halifemdir. Aziz ve celil olan Allah'ın Kitabını tefsir etmekte, Allah'a davet etmekte, Allah'ı razı eden şeylerle amel etmekte, Allah'ın düşmanlarıyla savaşmakta, Allah'a itaatle dostluk etmekte ve Allah'a isyan etmekten sakındırmakta Benim yerime geçen kimsedir. Allah Resulü'nün halifesi odur; Mü'minlerin Emiri O'dur; Allah tarafından hidayet imamı O'dur. Nâkısîn (ahdini bozan Cemel ashabı), Kâsıtîn (Zulmeden Muaviye taraftarları) ve Mârikîn'i (dinden çıkan Hâriciler'i) Allah'ın emriyle öldüren O'dur. Allah şöyle buyurmuştur: `Nezdimde söz değişmez.' Ey Rabbim, Senin emrinle şöyle diyorum: Allah'ım, Ali'yi seven kimseyi sev, Ali'ye düşman olan kimseye düşman ol; O'na yardım edene yardım et, O'nu yalnız bırakan kimseyi Sen de yalnız bırak. Ali'yi inkâr eden kimseye lanet et; Ali'nin hakkını inkar eden kimseye gazap et.
  • İMAM ALİ VE GADR-İ HUM OLAYI (17)

    Ey Rabbim, Sen, bu konu aydınlandıktan ve Ali'yi bugün tayin ettikten sonra şu ayeti Bana nâzil buyurdun: `Bugün, size dininizi kemâle erdirdim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, din olarak sizin için İslam'ı beğendim.'726 `Kim, İslam'dan başka bir dine yönelirse, onunki kabul edilmeyecektir. O, ahirette de kaybedenlerdendir.'727 Ey Rabbim, Seni de şahit tutuyorum ki Ben tebliğ ettim. Ey insanlar, Allah dininizi imametle kâmil buyurmuştur. O halde kıyamet gününe, aziz ve celil olan Allah'ın huzuruna varılacağı güne kadar, her kim O'na ve Benim çocuklarımdan ve O'nun soyundan gelecek vasîlere iktida etmezse, böyle kimselerin amelleri dünya ve ahirette yok olmuş olur ve sürekli azap içinde bulunurlar; azapları asla hafifletilmez ve onlara mühlet de verilmez. Ey insanlar, bu Ali, sizlerden Bana en çok yardım eden, Bana en lâyık olan, Bana en yakın bulunan ve nezdimde en değerli olan kimsedir. Aziz ve celil olan Allah ve Ben O'ndan razıyız. Kur'an'da Ali dışında hiç kimse hakkında rızâyet ayeti (kendisinden razı olunduğunu bildiren bir ayet) inmemiştir. Allah, mü'minlere hitap ettiği her yerde önce O'na hitap etmiştir. Kur'ân'da var olan övgü ayetleri O'nun hakkındadır ve Allah, İnsan Sûresi'nde sadece O'nun Cennete gireceğine şahadette bulunmuştur. Bu sûreyi O'ndan başkası hakkında nâzil buyurmamış ve bu sûreyle O'ndan başkasını övmemiştir. Ey insanlar, O (Ali), Allah'ın dininin yardımcısı, Allah Resulü'nün savunucusudur. O, takvalı, temiz, hidayet eden ve hidayet olmuş kimsedir. Peygamberiniz en iyi peygamber, vasîniz en iyi vasî, O'nun çocukları da en iyi vasîlerdir.
  • İMAM ALİ VE GADR-İ HUM OLAYI (18)

    Ey insanlar, her peygamberin soyu kendi sulbündendir. Ama Benim neslim, Mü'minlerin Emiri Ali'nin sulbündendir. Ey insanlar, Şeytan Adem'i hasedle Cennetten dışarı çıkardı. Sakın Ali'ye hased etmeyiniz. Aksi takdirde, amelleriniz boşa gider, ayaklarınız sürçer, Adem bir sürçme sebebiyle yeryüzüne gönderildi. Oysa Adem aziz ve celil olan Allah'ın seçtiği kimseydi. O halde, sizler, aranızda Allah'ın düşmanları olduğu halde nasıl bir hâlet içinde olacaksınız? Biliniz ki sadece şekavet sahibi kimse, Ali'ye düşmanlık eder ve sadece takva sahibi kimse Ali'yle dost olur. Ali'ye sadece hâlis mü'min olan kimse iman eder. Allah'a yemin olsun ki, Asr Sûresi Ali hakkında nâzil olmuştur: `Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Asr'a and olsun ki, insan hiç şüphesiz hüsran içindedir. Asr'a and olsun ki iman eden, hak ve sabırdan hoşnut olan Ali dışında tüm insanlar hüsran içindedir.' Ey insanlar, Ben Allah'ı şahit tuttum, risâletimi sizlere tebliğ ettim, peygamberin sadece açıkça tebliğ etmeden başka bir sorumluluğu yoktur. Ey insanlar, Allah'tan hakkıyla korkun ve dünyadan sadece Müslüman olarak ayrılın. `Ey kitap verilenler, bir takım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden, yahut cumartesi ashabını (yahudileri) lânetlediğimiz gibi lânetlemeden önce, elinizdeki Kitab'ı tasdik ederek indirdiğimiz Kur'ân'a iman edin.'728 Ey insanlar, Allah'a yemin olsun ki bu ayette kendilerini isim ve soylarıyla bildiğim ashabımdan bir grup kastedilmiştir. Ama onları ifşâ etmemekle görevlendirildim. O halde, her kim amel ederse, kalbinde Ali'ye karşı taşıdığı sevgi veya kinle mutabık olan şeyi bulacaktır. 728 Nisa, 47
  • İMAM ALİ VE GADR-İ HUM OLAYI (19)

    Ey insanlar, aziz ve celil olan Allah tarafından Bana bir nur verilmiş, Benden sonra Ali b. Ebî Tâlib'e ve O'ndan sonra da Mehdi-i Kâime kadar, O'nun nesline verilmiştir. Mehdi de Allah'ın hakkını ve bize ait olan her hakkı geri alır. Zira aziz ve celil olan Allah bize kusurda bulunanlara, düşmanlık gösterenlere, muhaliflere, hainlere, günahkarlara, zâlimlere ve tüm âlemlerden gasp edenlere karşı hüccet karar kılmıştır. Ey insanlar, sizleri Allah'tan korkutuyorum ve uyarıyorum ki Ben Allah'ın Resulü'yüm. Benden önce de peygamberler var olmuştur. Ben ölür veya öldürülürsem, sizler gerisin geriye mi döneceksiniz? Her kim gerisin geriye dönerse, Allah'a hiçbir zarar veremez. Allah çok yakında şükredenlere ve sabredenlere mükafat verecektir. Biliniz ki sabır ve şükürle nitelendirilen Ali'dir. O'ndan sonra da O'nun neslinden olan çocuklarım da aynen böyledir. Ey insanlar, Müslüman oluşunuz sebebiyle Bana, hatta Allah'a minnet etmeye kalkışmayın. Aksi takdirde, Allah amellerinizi ortadan kaldırır. Size gazap eder ve Allah sizleri ateşten ve (erimiş) bakırdan alevlere müptela kılar; şüphesiz Rabb'iniz pusudadır. Ey insanlar, Benden sonra ateşe davet edecek olan önderler olacaktır; onlar kıyamet günü yardım görmezler. Ey insanlar Allah ve Ben onlardan uzağız. Ey insanlar, onlar ve yardımcıları, onlara tâbi olanlar, onları takip edenler, ateşin en alt derecesinde olacaklardır, ve kibirli kimselerin yeri ne de kötüdür! Biliniz ki onlar, Ashab-ı Sahife'dir. O halde, sizden her biriniz kendi sahifesine baksın." Râvi şöyle diyor: "Hz. Peygamber (s.a.v.), Ashab-ı Sahife adını zikredince insanların çoğu Hz. Peygamber'in bu sözden neyi kastettiğini anlamadılar. Kendileri için bir soru teşkil etti. Oradakilerden çok azı Hz. Peygamber'in maksadını anlayabildi." "Ey insanlar, Ben hilâfet emrini kıyâmet gününe kadar imamet veraseti olarak neslime emanet ediyorum. Ben tebliğ etmekle görevli olduğum şeyi tebliğ ettim ki, burada hazır olan ve olmayan, dünyaya gelen ve gelmeyen herkese hüccet olsun. O halde, kıyâ-
  • İMAM ALİ VE GADR-İ HUM OLAYI (20)

    met gününe kadar, burada hazır olanlar hazır olmayanlara ve babalar çocuklarına ulaştırsınlar. Çok yakında Benden sonra imameti padişahlık olarak zulüm ve zorbalıkla alacaklardır. Allah gasp edenlere ve (bu hakka) tecavüzde bulunanlara lanet etsin. Bu esnada insanlar ve cinler, sizlere dökülmesi gerekeni döker, sizlere ateş ve (erimiş) bakırdan alevler gönderir ve siz onu asla defedemezsiniz. Ey insanlar, aziz ve celil olan Allah sizleri, kötüyü iyiden ayırt etmek için başı boş bırakmamıştır, Allah sizleri gaipten haberdar kılmamıştır. Ey insanlar Allah, kıyamet kopmadan önce yalanlamaları sebebiyle bayındır olan her bölgeyi helak edecektir ve onu Mehdi'nin hakimiyeti altına geçirecektir. Allah kendi vaad ettiği şeyi uygulayacaktır. Ey insanlar, sizden öncekilerin çoğu helak oldu. Allah onları helak etti ve gelecek nesilleri de helak edecek olan O'dur. Allah-u Teâlâ şöyle buyurmuştur: `Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız. Suçlulara böyle yaparız. O gün yalanlamış olanların vay haline!'729 Ey insanlar, Allah Bana emretmiş ve Beni sakındırmıştır. Ben de Allah'ın emriyle Ali'ye emrettim ve O'nu sakındırdım. Emir ve yasaklama ilmi O'nun nezdindedir. O halde, O'nun emrini dinleyiniz ki esenlikte kalasınız. O'na itaat edin ki hidâyet bulasınız. O'nun yasaklamalarını kabul edin ki doğru yolda olasınız. O'nun maksat ve muradına doğru hareket edersiniz ve bilinmedik yollar sizleri O'nun yolundan alıkoymasın. Ey insanlar, Ben, Allah'ın, uymayı emrettiği doğru yoluyum, Benden sonra da Ali ve sonra O'nun neslinden olan çocuklarım da hidâyet imamlarıdır. Hakka hidâyet eder Hakkın yardımıyla adalet üzere davranırlar." 729 Mürselât, 16-19
  • İMAM ALİ VE GADR-İ HUM OLAYI (21)

    Daha sonra Hz. Peygamber (s.a.v.) şu ayeti tilavet buyurdu: `Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Hamd âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur...' Fatiha Sûresi'ni sonuna kadar okudu ve daha sonra şöyle buyurdu: "Bu sûre Benim hakkımda nâzil olmuştur. Allah'a yemin olsun ki, onlar (imamlar) hakkında nâzil olmuştur. Genel olarak onlara şâmildir; özel olarak da onlar hakkındadır. Onlar Allah'ın dostlarıdır; onlara bir korku yoktur ve onlar asla üzülmezler. Biliniz ki Allah'ın hizbi galip gelecektir. Biliniz ki onların düşmanları, sefihler (beyinsizler), sapıklar ve şeytanın kardeşleridir. Onlar bâtıl şeyleri gurur yüzünden birbirine iletirler. Biliniz ki Ehl-i Beyt'in dostları ise Allah'ın Kitabı'nda kendilerini zikrettiği ve haklarında şöyle buyurduğu kimselerdir: `Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir milletin, babaları veya oğulları veya kardeşleri ya da akrabaları olsa bile Allah'a ve peygamberine karşı gelenlere, sevgi beslediklerini görmezsin. İşte Allah, imanı bunların kalplerine yazmıştır...'730 Biliniz ki Ehl-i Beyt'in dostları aziz ve celil olan Allah'ın kendilerini nitelendirdiği ve haklarında şöyle buyurduğu kimselerdir: `İnanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık karıştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.'731 Biliniz ki onların (Ehl-i Beyt'in) dostları iman edenler ve şüpheye düşmeyen kimselerdir. Biliniz ki onların (Ehl-i Beyt'in) dostları esenlikle ve güven içinde Cennete girenlerdir. Melekler selamla onları karşılamaya gelirler ve şöyle derler: Selam olsun size, tertemiz oldunuz. O halde ebedi olarak Cennete giriniz. 730 Mücâdele, 22 731 En'âm, 82