TEMEL TESPİTLER (15)


cı; insanın, nefsini murakabe ve muhasebeye çekmesi için önemli bir unsurdur. Bu inanç, insanın düşünce ve hareketlerine müsbet istikamet kazandırır. Ahirete iman, gerek insanın gayesine yönelmesinde, gerekse hak ve adaletin tesisinde asıl unsurlardan olmuştur. Günümüzde insan hak ve hürriyetlerini dava edenlerin en büyük hatalarından biri de, insanın ahiret inanç ve düşüncelerinden kopuk, başıboş bir varlık olarak telâkki etmeleridir. Resul-i Ekrem (s.a.v.), dünyevî ve uhrevî huzurun ancak Allah'a dönüş ve O'na hesap verme mantığı ile gerçekleşeceğini belirtmiştir: "Yarın, Allah'ınıza kavuşacaksınız. Bugünkü her türlü hâl ve hareketlerinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın, Benden sonra eski âdetlere (sapıklığa) dönerek birbirinizin boynunu vurmayın!" Resul-i Ekrem (s.a.v.), bu tarihî ifadeleriyle İslam'ın önemli bir hususiyetine işaret etmiştir. Çünkü, İslam, iman esaslarını, ahiret inancı ve tefekkürü üzerine bina etmiştir. Allah'a imandan sonra en önemli iman esası ahirete imandır. Pekçok âyet-i kerime ve hadis-i şerif bu gerçeği ifade eder, haber verir: "De ki: Doğrusu kendisinden kaçtığınız ölüme mutlak yakalanacaksınız; sonra, görüleni de, görülmeyeni de bilen Allah'a döndürüleceksiniz; O, size işlediklerinizi haber verecektir." 198 Bu gerçeği te'yid eden Resul-i Ekrem (s.a.v.), bir hadislerinde şöyle buyurmuşlardır: "Allah'a mülâkatı (ölümü) kerih göreni (ondan hoşlanmayanı) Allah da kerih görür." (Buhari ve Müslim) Ahiret, kat'î bir gerçektir; tıpkı ölümün yüzde yüz olması gibi... İnsanların gafleti, bu gerçeği değiştirmez. Cenab-ı Hak buyuruyor: "İnsanların hesap görme zamanı yaklaştı, fakat onlar hâlâ habersiz, Hak'tan yüz çeviriyorlar." 199 198 Cuma, 8 199 Enbiyâ, 1