SOSYOLOJİK VE STRATEJİK BAKIMDAN MUKAYESESİ İMAM HASAN İLE İMAM HÜSEYİN DÖNEMİNİN FARKLI ŞARTLARI (2)
İmam Hasan (a.s.), Emirü'l-Mü'minin Ali'den (as) sonra hilafete geçiyor. Muaviye ise günden güne güç kazanıyor. Emirü'lMü'minin Ali'nin (a.s.) döneminde, İmam Hasan'ın (a.s.) da miras aldığı hükümet, kendine has tarihî nedenlerle tedricen içten içe zayıflıyor. Öyle ki Emirü'l-Mü'minin Ali'nin (a.s.) şehadetinden on sekiz gün sonra (ki bu on sekiz gün, haberin hızla Şam'a ulaşması ve Muaviye'nin hemen genel seferberlik ilan etmesinden ibarettir) Muaviye Irak'ı fethetmek için harekete geçiyor. Burada İmam Hasan'ın (a.s.) durumu özel bir durumdur; yani isyancı ve azgın bir gücün kendisine karşı kıyam ettiği Müslümanların halifesidir. İmam Hasan'ın (a.s.) bu durumda öldürülmesi Müslümanların halifesinin öldürülmesi ve hilafet merkezinin yenilgiye uğraması demektir. İmam Hasan'ın (a.s.) öldürülmeye varacak kadar direnmesi Hz. Osman'ın kendi hilafeti dönemindeki direnişi gibidir; fakat İmam Hüseyin'in (a.s.) direnişi gibi değildir. İmam Hüseyin (a.s.) mevcut hükümete karşı itiraz eden bir kişi konumunda idi. (İmam Hüseyin'in (a.s.) haklı bir itirazcı, İmam Hasan'ın (a.s.) ise hak imam olması ve ona bâtıl bir kişinin itiraz etmesi arasındaki farka değinmek istemiyorum, sadece toplumsal açıdan durumu açıklamak istiyorum). Öldürülecek olsaydı (ki nihayet öldürüldü de) iftihar edilecek bir ölüm olacaktı ki öyle de oldu. Mevcut duruma, mevcut hükümete, fesadın yayılmasına karşı çıktı; onların salahiyetlerinin olmadığın ilan etti ve yirmi yıl boyunca nasıl insanlar olduklarını ortaya çıkarıp ispatladılar da. İmam Hüseyin (a.s.) öldürülünceye kadar da bu sözü üzerinde ısrarla durup ayak diretti. İmam Hüseyin'in (a.s.) kıyamı bu nedenlerden dolayı iftihar edilir bir kıyam ve yiğitçe bir duruş olarak kabul görmüş ve böyle de kalmıştır. Bu açıdan İmam Hasan'ın (a.s.) durumu, İmam Hüseyin'in (a.s.) durumunun tam aksidir. Yani biri hilafet makamında oturmuş, di-
