RESÛLULLAH’IN, SON NEFESİNİ HZ. ALİ’NİN KUCAĞINDA VERMESİ (13)
Dertlileri bahtsızlık dağıyla kan eyledin, İkbâlimin yüzüne kara perdeyi çektin Bana yüz gam vererek ne perişan eyledin Şeriat göklerinin güneşini batırdın Ayı kapkara toprak içre nihan eyledin Eğer (kafirsen) desem, şaşılmaz buna, çünkü, İman ehli olanı kasden kurban eyledin." Fâtıma (a.s.) inleyip haykırdıkça Hz. Ali (a.s.), O'nu yatıştırıyor, şöyle diyordu: `Ey Fâtıma, sabır ağlamaktan daha üstün ve daha doğrudur. Tahammül etmek, feryattan daha sevaplıdır.' Hz. Fâtıma (a.s.): `Ey sevgili amcamın oğlu! Bana bunları yasak etme! Dünyanın en faziletlisinin dünyadan ayrılışı felaketin en büyüğüdür' dedi." 346 Tevfik Ebu İlm'in eserinde şöyle bir rivayet yer almaktadır: İmam Câfer Sâdık (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Fâtıma (a.s.) büyük bir üzüntü çekiyordu. Bunun sonucunda sağlığı bozuldu. Bundan sonra sadece bir kere gülümsedi. O da ölüm döşeğinde Esma bint-i Umeys'e baktığı sırada oldu. Fâtıma (a.s.) ölüm giysilerini giyindikten sonra kendisi için ölümünden önce hazırlanan tabutuna baktı ve `Beni örttünüz, Allah da sizin günahlarınızı örtsün' dedi." 347 346 Fuzuli, Kerbela Şehitleri, s. 174 347 Tevfik Ebu İlm, Ehlü'l-Beyt, s. 165
