• 1- MÜBAHALE AYETİ (2)

    "Necran hıristiyanlarının heyeti, soylularından teşekkül eden on dört kişi olarak Resûlullah'ın (s.a.v.) huzuruna vardılar. Aralarında büyükleri olan es-Seyyid ve ondan sonra görüş sahipleri bulunan El-Akıb da vardı. Resûlullah (s.a.v.) her ikisine de: `İslam olunuz' deyince her ikisi de, `Biz İslam olmuşuz' dediler. Peygamber (s.a.v.): `Hayır, sizler İslam olmuş değilsiniz', deyince...
  • 1- MÜBAHALE AYETİ (3)

    bir kavmin, mutlaka büyükleri yok olur ve küçüklerinin de soyu devam etmez. Şayet sizler O'na tâbi olmayacaksanız ve ancak dininize bağlı kalmaya devam edecekseniz O'nunla anlaşma yapınız ve ülkenize geri dönünüz.' Bu sırada Resûlullah (s.a.v.) de Ali (a.s.), Hasan (a.s.), Hüseyin (a.s.) ve Fâtıma (a.s.) ile beraber dışarı çıkmış...
  • 1- MÜBAHALE AYETİ (4)

    sat Hasan (a.s.) ve Hüseyin'dir (a.s.). `Kadınlarımızdan' maksat ise Fâtıma'dır (a.s.)." 271 Mübahele ayetinde "oğullarımız, nefislerimiz ve kadınlarımız" ifadeleri hep çoğul olarak verilmesine rağmen, Resûlullah (s.a.v.) yanında oğullardan Hz. Hasan (a.s.) ve Hüseyin'i (a.s.), nefislerden Hz. Ali'yi (a.s.) ve kadınlardan sadece Hz. Fâtıma'yı (a.s.) almıştır. Buradaki nükte ile ilgili olarak,...
  • 1- MÜBAHALE AYETİ (5)

    Mübahele günü Resûlullah (s.a.v.) Hüseyin'i kucağına almış, Hasan'ın elinden tutmuş ve Fâtıma (a.s.) Resûlullah'ın (s.a.v.) arkasından, Ali (a.s.) da Fâtıma'nın (a.s.) arkasından hareket ediyordu. Resûlullah (s.a.v.) bunlara: "Ben dua ettiğimde siz `amin' deyin" buyurdu. Bu hâli gören Necran Hıristiyanlarının din adamı: "Ey Hıristiyan topluluğu, ben öyle (nurlu) yüzler...
  • 2. EBRAR AYETLERİ

    "İtaat eden ve iyilikte bulunanlar, şüphe yok ki kaselerle şarap içerler ki Kâfur ırmağının suyu da karıştırılmıştır bu şaraba. Allah'ın has kullarının içtiği bu şarap, bir kaynaktan çıkar ki onlar, diledikleri gibi, diledikleri yerlerde, onu akıtıp fışkırtırlar. Adaklarını yerine getirir onlar ve şerri her yanı saran, kaplayan günden korkarlar. Ve...
  • 2. EBRAR AYETLERİ (2)

    Ve sabretmelerine karşılık da mükafatları cennettir ve ipeklilerdir. Yaslanırlar orada tahtlara, orada ne güneş görürler, ne zemheri. Ağaçların gölgeleri yakındır onlara ve meyveleri adamakıllı râm olmuştur onlara. Ve sunulur onlara gümüş kadehler ve sırça sağraklar. Öylesine sırça ki incecik gümüşten ve hepsini de içecekleri miktara, susuzluklarına göre ölçmüşlerdir âdeta....
  • 2. EBRAR AYETLERİ (3)

    Şüphe yok ki bunlar çabucak gelip geçeni severler ve o ağır günü artlarına atar, bırakır giderler. Biz yarattık onları ve kuvvetlendirdik yaradılışlarını ve dilersek onları değiştiririz de, yerlerine, onlara benzer başkalarını getiririz, Şüphe yok ki bu bir öğüttür, artık kim dilerse Rabbine doğru bir yol tutar. Ve Allah dilemedikçe onlar...
  • 2. EBRAR AYETLERİ (4)

    necik ekmek yaptı. Akşam olmuş, iftarı bekliyorlardı. O sırada bir fakir (miskin) gelip: `Esselamü aleyküm ya Muhammed Ehl-i Beyt'i! Ben Müslüman bir fakirim. Beni doyurunuz ki Allah da sizleri cennet sofraları ile doyursun" dedi. Onlar da derhal sofralarındaki ekmekleri bu fakir miskine ikram ettiler. Ve Hz. Ali (a.s.) Fâtıma'ya (a.s.)...
  • 2. EBRAR AYETLERİ (5)

    Akşam olunca yine sofrayı önlerine koydukları sırada, bu sefer de kapıya bir fakir esir geldi: `Esselamü aleyküm, ey Allah'ın Elçisi'nin Ehl-i Beyt'i! Ben esirlerden biriyim. Bana ikram ediniz. Allah da sizlere cennet taamlarından ikram eylesin' dedi. Bu kez de sofralarındaki yiyeceği esire ikram ettiler. Bu davranışları ile ilgili olarak,...
  • 3- TATHİR AYETİ

    "Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden her çeşit pisliği, suçu gidermek ve sizi tertemiz bir hâle getirmek diler." 276 Kesin delillerle sabittir ki, haklarında bu ayetin indiği Ehl-i Beyt'ten maksat, "Âl-i Abâ" olarak bilinen 5 kişidir. Hz. Fâtıma (a.s.), Hz. Ali (a.s.), Hz. Hasan (a.s.), Hz. Hüseyin (a.s.) ve Resûlullah (s.a.v.)...