ÖZELLİKLE “BEŞ KİŞİ”NİN İŞARET EDİLMESİNİN HİKMETİ
Ehl-i Sünnet âlimlerince Ehl-i Beyt kavramının içine Âl-i Abâ olan beş kişinin dışındaki kişilerin de dahil edilmesi ile ilgili olarak bir de şunu belirtmeliyiz: Ehl-i Beyt âlimlerinden Allame Abdu'l-Hüseyin Şerefuddin'in rivayeti: "Ve yine eğer Peygamber (s.a.v.), Ali (a.s.), Fâtıma (a.s.), Hasan (a.s.) ve Hüseyin'den (a.s.) başkasını da kastetmiş olsa idi şöyle buyurması gerekirdi: `Allah'ım bunlar benim Ehl-i Beyt'imdedir.' Yani tab'iz için olan `min' lafzını kullanırdı. O zaman da manası şöyle olurdu: `Allah'ım! Bunlar Benim Ehl-i Beyt'imin bir parçasıdır.' Ama Resûlullah böyle buyurmadı. `Allah'ım! Bunlar Benim Ehl-i Beyt'imdir' buyurdu." 298 Resûlullah'ın (s.a.v.) hayatında Ehl-i Beyt kavramının içini yalnızca Hz. Ali, Hz. Fâtıma, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin ile doldurması bir şeyin işaretidir. 298 Allame Abdu'l-Hüseyin Şerefuddin, s. 15
