NEHCÜ’L BELAĞA’DAN BAZI BÖLÜMLER: (15)
sulüllah, Hatice ve üçüncüleri olarak benden başkasını bir araya getiren bir ev yoktu. Vahyin nurunu görüyor, nübüvvet kokusunu kokluyordum. O'na bir vahiy indiğinde Şeytan'ın çığlığını işittim. `Ey Allah'ın Resulü, bu çığlık nedir?' diye sordum. Resulüllah, `Bu Şeytandır. Ona ibadet edilmesinden dolayı ümidi kırıldı. İşittiğimi işitiyor, gördüğümü görüyorsun. Ancak peygamber değil, vezirsin. Sen hayır üzeresin' dedi. Kureyş'in liderleri O'na geldiği zaman O'nunla beraberdim. O'na `Ey Muhammed! Sen atalarının ve ailenden herhangi bir kimsenin ileri sürmediği büyük bir iddiada bulundun. Senden bir şey istiyoruz. Eğer bize cevap verir ve onu bize gösterirsen, senin bir peygamber ve elçi olduğunu bilmiş olacağız. Bunu yapmazsan yalancı bir sihirbaz olduğunu bileceğiz' dediler. Resulüllah ne istiyorsunuz? diye sordu. "Bu ağacı çağırmanı, kökleriyle birlikte sökülmesini ve senin önünde durmasını istiyoruz" dediler. Resulüllah, "Allah her şeye kâdirdir. Eğer Allah bunu yaparsa inanıp, Hakk'a şahitlik eder misiniz?" diye sordu. "Evet" dediler. Resulüllah, "Size istediğinizi göstereceğim, ancak bir hayra dönmeyeceğinizi biliyorum. Sizin aranızda kuyuya atılacak olanlar ve grupları oluşturacak olanlar vardır" dedi. (Bedir'de öldürüldükten sonra cesetleri kuyuya atılacak müşriklerle, Hendek Savaşı'nda Medine üzerine harekete geçen farklı kabilelerin kuvvetlerini toplayanlara işaret edilmektedir). Resulüllah sonra ekledi, "Ey ağaç! Allah ve ahiret gününe inanıyor ve benim Allah'ın Elçisi olduğumu biliyorsan, Allah'ın izniyle köklerinle sökül ve önümde dur!" O'nu Hak ile gönderene yemin olsun ki, ağaç kökleriyle birlikte sökülerek şiddetli bir gürültü ve kuşun kanatlarından çıkan sese benzer şiddetli bir sesle, Resulüllah'ın önünde duruncaya kadar hareket ederek geldi. En yüksek dalını Resulüllah'ın üzerine, diğer bazı dallarını ise Benim omzuma attı. Bu sırada Resulüllah'ın
