NEHCÜ’L BELAĞA’DAN BAZI BÖLÜMLER: (14)
ki, kendini Osman'ın kanını talep etmek için vakfetmeye, bizzat Osman'ın kanının kendisinden talep edilmesinden korkmasından başka bir sebeple kalkışmadı. Çünkü bu işin şüphelisiydi. Ve toplumda Osman'a karşı ondan hırslısı yoktu. İşi karıştırmak ve şüphe meydana getirmek için insanları elde ettikleriyle yanıltmak istedi. Allah'a yemin ederim ki, Osman'ın işinde şu üç şeyden birini yapmadı. Eğer Affan'ın oğlu -iddia ettiğigibi zâlim idiyse, onun katilini desteklemesi ve Osman'a yardım edenlere karşı çıkması gerekirdi. Osman mazlum idiyse, onu asilere karşı koruyanlardan ve mâzur olanlardan olurdu. Bu iki hususta da şüphe içinde idiyse, ondan ayrılması, kenarda durması ve insanları onunla baş başa bırakması gerekirdi. Bu üçünden hiç birini yapmadı. Kapısı bilinmeyen ve mazeretleri makbul olmayan bir işle geldi."1970 · Resulüllah'a olan yakınlığı ile ilgili konuşma: "...Ben küçüklüğümde, Arapların ileri gelenlerini yere serdim. Ra'bia ve Mudar'ın (Arapların iki büyük kabilesi) ortaya çıkan boynuzlarını kırdım. Akrabalık, yakınlık ve özel konum yönünden Resulüllah'a karşı durumumu biliyorsunuz. Daha çocukken Beni kucağına aldı. Bağrına bastı, yorganı ile örttü. Vücuduna dokundurdu. Güzel kokusunu Bana koklattı. Yiyeceği çiğner sonra ağzıma koyardı. Herhangi bir işte yalan söylediğimi ya da bir işte saçmaladığımı görmedi. Sütten kesildiği zamandan beri Allah, meleklerinden en büyüğünü O'na yaklaştırdı. Gece gündüz O'nu, asalet yoluna ve âlemin ahlakının güzelliklerine götürüyordu. Ben de deve yavrusunun annesinin izini takip ettiği gibi O'nu izliyordum. Her gün Benim için ahlakından bir bayrak kaldırıyor ve O'na uymamı emrediyordu. Her yıl Hira'ya gidiyordu. O'nu sadece Ben görüyordum. Benden başka hiç kimse O'nu görmüyordu. O zaman İslam'da Re1970 Nehcü'l-Belağa s. 182
