MUAVİYE’NİN HALİFELİĞİ İLE İLGİLİ BAZI GÖRÜŞLER (2)


Bu grup aynı zamanda Müslümanlardan bir grubun, birini halife seçmesini de kabul etmektedirler. Hz. Ömer'in, halife Harun Reşid'in halifeliğini kabul ettikleri gibi... İkinci grup ise, Peygamberin yerine geçecek kimsenin tayini hususunda bizzat risalet sahibinin açık sözlerine başvurmuşlar ve sadece Peygamberin bizzat kendisinin, kendi yerine halife olarak tayin ettiği kişinin halifeliğini kabul etmişlerdir. İşte Müslümanların bu iki grubu kendi görüşleri doğrultusunda hareket etmiş ve neticede iki değişik grup olarak ortaya çıkmışlardır." Burada, eserin yazarı not düşüyor ve şunları ekliyor: "Birinci grup Ehl-i Sünnet'tir. İkinci grup ise Ehl-i Beyt taraftarlarıdır. Ehl-i Beyt taraftarları diyor ki; imamet ancak nass ile olur." 575 "Bu iki grup, halifenin tayin edilmesini gerektiren unsurlar hususunda ihtilaf ettikleri gibi, görevdeki halifeyi değiştirmek ve azletmek mümkün müdür hususunda da ihtilaf etmektedir. Birinci görüşü savunanlara (yani Ehl-i Sünnet'e) göre her zaman bir başkası görevdeki halifeyi alt edebilir veya halifeliği için uygun ortam değiştiğinde her an için görevdeki halife değiştirilebilir. Birilerinin toplanıp onu azletmeleri mümkündür. İkinci görüşe göre ise, Peygamberin tayin ettiği halifeyi hiç kimsenin değiştirmesine ve azletmesine imkan yoktur. Esasen Peygamber tarafından belirlenen halifenin Peygamberin yerine bakmak için uygun olmamak anlamına gelen bir kusur işlemesi söz konusu olamaz, bu yüzden Peygamberin halifesi de tıpkı Peygamber gibi masumiyet sıfatına sahiptir. Yani, Ehl-i Sünnet'e göre, hilafet, kendine özgü şekli ve kararları olan genel bir iktidar ve sulta şeklidir. Ehl-i Beyt taraftarlarına göre ise hilafet, ilahi ve semavî bir makamdır." 576 575 Ara'ul Mutezile es-Siyasiyye, s. 15; Mecelle-i el-Elvah, sayı: 11; Razi Ali Yasin, İmam Hasan'ın Barışı, s. 210 576 İmam Hasan'ın Barışı, s. 211, 212, 213