MEVEDDET AYETİ (12)


Bu taktirde ayetin anlamı şu şekilde belirginleşmektedir: "Davetime karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Şu kadarı var ki, yüce Allah size, mü'minlerin genelini, bu arada Benim akrabalarımı sevmezini vacip kılmıştır. Ben, sizin akrabalarımı sevmenizi, risaletimin bir ücreti olarak kabul ediyorum. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmuştur: "İman edip de iyi davranışlarda bulunanlara gelince, onlar için çok merhametli olan Allah, bir sevgi yaratacaktır." 105 "Mü'min erkeklerle mü'min kadınlar da birbirlerinin velileridir."106 Bundan da anlaşılıyor ki, bu yoruma itiraz eden bu davranış, peygamberlik müessesesine yakışmaz. Çünkü bu açıdan bir töhmet mahiyetindedir. "Bilindiği gibi dünyanın peşinde olanların çoğu, bir şey yaparken, buna karşılık olarak çocuklarının ve akrabalarının yararlanacağı bir karşılık isterler" diyenlerin bu değerlendirmeleri yersizdir. Bunun "Sen bunun için onlardan bir ücret istemiyorsun" 107 ayetinin içeriğiyle de çeliştiği yönündeki yaklaşımları da yanlıştır. Yanlışlığın gerekçesine gelince, bu sevginin ücret olarak nitelendirilmesi ve bu ismin verilmesi, davet açısından bir isimlendirmedir. Gerçekte bu ayet, daha önce de vurguladığımız gibi, risalete karşılık ücret istenmesini olumsuzlayan diğer ayetlerin ifade ettikleri anlamdan fazla bir anlam ifade etmemektedir. Sonra bu sevginin sağladığı yarar da yine kendilerine dönmektedir. Dolayısıyla bu açıdan da nübüvvet müessesesinin töhmet altında kalması söz konusu olamaz. Kaldı ki, üzerinde durduğumuz ayet, Medine döneminde inmiş bir ayettir. Muhataplar da Müslümanlardır. Kendisine iman ettikten, O'nun masumiyetini tasdik ettikten sonra, ilahi masumiyetle hatadan masun kılınan Peygamberlerini, Rablerinden getirdiği bir 105 Meryem, 96 106 Tevbe, 71 107 Yusuf, 104