KUR’AN’DA MİRAS HAKKINDAKİ AYETLER İLE “PEYGAMBERLER MİRAS BIRAKMAZ” ŞEKLİNDEKİ HADİSİN KARŞILAŞTIRILMASI (4)
3- Hz. Zekeriya, Allah'tan kendisine vâris olması için bir evlat nasib etmesini istemekle kalmamış, O'ndan bu vârisi pak ve beğenilmiş kılmasını da talep etmiştir. Eğer, Hz. Zekeriya'nın buradaki maksadı mal mirası ise, onun "Rabbim onu rızanı kazanmışlardan et" diye bir talepte bulunması sahihtir. Zira mal vârisinin sağlam ve güvenilir olması istenir. Fakat Hz. Zekeriya'nın buradaki maksadı nübüvvet ve risalet mirası ise onun böyle bir duada ve talepte bulunması sahih olmayacaktır. Bu, Allah'tan bir bölgeye peygamber göndermesini ve bu peygamberi pak ve beğenilmiş kılmasını istemek gibidir. Allah'tan böyle bir duada bulunmanın saçma ve boş bir şey olduğu çok aşikardır. 4- Hz. Zekeriya duasında, "... yakınlarımdan (yani amcamın oğullarından) endişe etmekteyim" diyor. Fakat onun bu korku ve endişesi ne içindi? Hz. Zekeriya kendisinden sonra nübüvvet ve risalet makamının kötü ve bu işe kabiliyeti olmayan kimselerin eline düşmesinden mi korkup Allah'tan kendisine bir evlat nasip etmesini istemişti? Bu ihtimalin asılsız olduğu açıktır. Zira, yüce Allah hiçbir zaman nübüvvet ve risalet makamını sâlih olmayan kimselere bahşetmez. Bu yüzden de Hz. Zekeriya'nın böyle bir endişe ve kuşkusu olmayacaktır. Yoksa, Hz. Zekeriya kendisinin ölümünden sonra dininin terk edileceği ve kavminin yanlış yollara sapacağından dolayı mı endişe içindeydi ve bu yüzden Allah'tan bir evlat istemişti? Öyle bir korku ve endişe yersizdir. Zira, Yüce Allah kullarını hiçbir zaman hidayetin feyzinden mahrum bırakmaz ve sürekli onlar için hüccetler gönderir. Bununla birlikte, maksat bu bile olsa Hz. Zekeriya, Allah'tan bir evlat değil, kavmi için bir peygamber -kendi neslinden olan veya olmayanisterdi ki, bu peygamber kavmini cehaletten kurtarsın. Fakat, Hz. Zekeriya burada bir vâristen söz etmiştir. Ve yine Sünni alimler bu ayetle ilgili olarak, "Hz. Yahya, baba-
