İDARECİLERİN HALKLA KAYNAŞMASI (2)
Halkın dertlerini dinlemek için idareci bir meclis oluşturmalı ve kendisi bu meclise bizzat başkanlık etmelidir. "Sorunları olanlar için genel bir meclis kur. Ve sen de bizzat o meclise katıl. Seni yaratan Allah için orada tevazu göster. Yardımcılarını ve güvenlik personelini uzakta oturt ki, derdini anlatan kişi onlardan çekinip kekelemesin."1813 Hz. Ali idarecilerin, bugünkü ifadesiyle korumalarının yani güvenlik personelinin halka rahatsızlık vermesine karşıdır. Amcasının oğlu Kusem b. Abbas'a yazdığı mektupta şöyle demektedir: "İnsanlarla aranda elçi olarak sadece dilini, kapı muhafızı olarak da sadece yüzünü kullan. Nice durumlar var ki orada hiyerarşik düzen işlemez, yüz yüze olmak gerekir."1814 Hz Ali, "idareciler halkın şikâyetlerini dinlemeli ve çözmelidirler" der. Beş yıllık hilafeti boyunca gerçek adaletin nasıl olması gerektiğini, adil idarenin ve idarecinin özelliklerini en kâmil şekilde ortaya koymuştur. İnsanlar onun eşsiz idaresini unutamamışlardır. İmam Ali'nin şahadetinden sonra, Hemdan kabilesinden Sevde isimli bir kadın, Şam'da Muaviye'nin yanına gitmişti. Sevde, Sıffin savaşında Hz. Ali'yi desteklemiş ve O'nun yanında yer almıştı. Muaviye, görüşme sırasında kendisine bunu hatırlattı ve kadınıbu hareketinden dolayı kınadı. Onu küçük düşürmeye çalıştı. Ardından da bu ziyaretinin sebebini sordu. Sevde şöyle dedi: "Ey Muaviye! Yüce Allah bizim haklarımızı elimizden aldığın için hesaba çekecektir seni. Bize sürekli olarak öyle yöneticiler gönderiyorsun ki, olgunlaşmış mahsul gibi adeta biçip tırpanlıyorlar bizi, üzerlik otu taneleri misali ezip ölümü tattırıyorlar bize. Şimdi de Busr bin Ertat denilen adamı (vali olarak) göndermişsin. Erkeklerimizi öldürüp, mallarımızı yağmalıyor. Merkez hükümete uymak 1813 Nehcü'l-Belağa: 624 1814 El-İdare Ve'n-Nizam s. 217, Nehcü'l-Belağa s. 14
