HZ. FÂTIMA’NIN VEFAT ÂNI (2)
tutamadım, bağırmaya başladım: `Baba, Babacığım! Senin ölümünle göğün bizimle ilişkisi kesildi... Bu ırmak da Allah-u Teala'nın Bana vaad ettiği Kevser'dir. Babam nerede?' dedim. `Şimdi Senin yanına gelecek' dediler. Bu sırada bir saray göründü; diğer saraylardan daha beyaz, daha iyi ve güzel örtülerle donatılmış. Kendimi saraydaki tahtlardan birinin üzerinde buldum. Babamı orada oturmuş halde gördüm. Bir grup O'nunla birlikte idi. Beni kucakladı, alnımdan öptü, `hoşgeldin kızım' dedikten sonra yanına oturttu ve şöyle buyurdu: `Biricik yavrum! Allah'ın Senin için hazırladığı şeyi ve Senin daha önce Allah rızası için yaptıklarının karşılığını görmedin mi?' Ardından Bana yüksek saraylar gösterdi; içinde değerli eşyalar, güzel süslemelerle çok sayıda odası vardı. `Bu saray Senin, Kocanın, Evlatlarınızın ve Sizi sevenlerin olacaktır. Kızım, sevin zira kısa bir süre sonra yanıma geleceksin' diye buyurdu." 595 Yine rivayet edilir ki, öleceğini anladığı zaman Kendini toplayarak kalkmış ve çocuklarına karşı son annelik vazifelerini yerine getirmiştir. Çocuklarının elbiselerini yıkamış, onların da başlarını yıkamış, Hz. Muhammed (s.a.v.)'in kabrine ziyarete yollamıştır. Kızlarını da evden uzaklaştırmıştır. Son anlarıyla ilgili bir başka bilgi de Fuzuli'den: "Hz. Peygamberin (s.a.v.) ölümünden üç ay geçince, bir söylentiye göre altı ay sonra, bir gün Hz. Ali (a.s.) evine geldiğinde, Fâtıma'yı (a.s.), biraz hamur açmış ve bir miktar gül suyu ile çocuklarının saçlarını yıkamış ve onların esvaplarını yıkamak için biraz su hazırlamış gördü. Hz. Ali (a.s.) bu hâle şaştı: 595 Hz. Fâtıma, Tevfik Ebu İlm, s. 154-155
