HUDEYBİYE ANLAŞMASI’NIN HİKMETLERİ (3)


Öte yandan, Hz. Ebubekir'in, Resulûllah'ın andlaşmayı onaylamakla kalmayıp, Süheyl'in henüz iman eden oğlunu geri göndermesine olan tavrı ilginçtir. Ashabın hemen hepsi bu işe büyük tepki gösterirken Hz. Ebubekir, "O, Allah'ın Resulü'dür. O'na karşı çıkılmaz!" demekle yetinmiştir. Bir yanda, Hz. Muhammed'e (s.a.v.) sorduğu sorularla bile tatmin olmayan, ancak ayetin inişiyle sakinleşen Hz. Ömer, öte yanda, Resulûllah'tan gelen her hali sorgusuz, sualsiz, itirazsız kabul eden Hz. Ebubekir... Hz. Ebubekir'i, tartışmasız ashabın en büyüğü yapan diğer üstün vasıflarının yanında, bu sonsuz teslimiyetidir. Öyle bir teslimiyet ki, onda ne bir şüpheye, ne de bir soru işaretine en ufak yer yoktur. "Senin Muhammed'in şimdi de Mi'rac ettiğini iddia ediyor" diyen müşriklere Hz. Ebubekir, "O söylüyorsa doğrudur" cevabını vermiştir. O hayatının her safhasında, Allah Resulü'ne karşı teslimiyetin en müthiş örneğini sergilemiştir. Ve ona, ashabın en büyüğü olma şerefini kazandıran bu halidir. Peygamber onun hakkında, "Peygamberler hariç, güneş, Ebubekir'den daha hayırlı bir insanın üzerine doğmadı" buyurarak ondaki bu üstün hali ifade etmektedir. Şüphesiz, diğer sahabilerin de Resulûllah'a sonsuz bir bağlılık ve teslimiyetleri vardı. Ancak, Hz. Ebubekir, farklı bir konuma sahipti. Hudeybiye günü herkesin kalbinden ayrı bir tepki ve itiraz geçerken, onun en ufak bir kuruntuya kapılmadığını görüyoruz. Başta da söylediğimiz gibi, onun bağlılığında toplu iğne başı kadar bile bir şüphe ve kuruntunun yeri yoktur. Ebubekir bu bağlılığı ve teslimiyeti ile inananlara her devirde güzel bir örnek teşkil etmektedir. Hudeybiye Anlaşması, yakın zamandaki Mekke fethinin müjdelendiği bir hadise olması bakımından da önem taşır. Bu andlaşma iki bakımdan bir fetih müjdesidir: Maddî ve manevî. Cenab-ı Hak, Fetih Sûresi'nde, "Allah, Resulü'nün rüyasını doğru çıkardı, inşaallah, Mescid-i Haram'a emniyet içinde başlarınızı tıraş etmiş ve kısaltmış olarak korkmaksızın gireceksiniz. Fakat Allah, sizin bil-