HARİCİLERİN ORTAYA ÇIKIŞI (6)
uymaksızın hüküm verdiler. Sonra verdikleri hüküm konusunda ihtilafa düştüler. İkisi de doğruyu bulamadı. Allah, Resulü ve mü'minlerin sâlihi bu iki adamdan beridir. Hazırlanın, toparlanın, Şam'a gidiyoruz, Yarın inşallah ordu karargâhında hazır olun." 1393 Nehrevan'a toplanan Hariciler'e de şu mektubu gönderdi: "... Hakem olmaları için rıza gösterdiğimiz kişiler, Allah'ın Kitabı'na uymadılar. Kendi heves ve arzularına göre hareket ettiler. Sünnete göre amel etmedikleri ve Kur'an'a uygun hüküm vermedikleri için hükümlerini reddettik. Ve şu anda biz eski görüşümüzü savunuyoruz. Allah size rahmet ihsan etsin. Bana gelin. Zira biz hakemlerin en iyi hakemi olan Allah'ın, düşmanlarımızla aramızda hükmünü yerine getireceği âna kadar savaşmak için yola çıkmak üzereyiz."1394 Hz. Ali'ye cevaben yazdıkları mektup Hariciler'in nasıl bir düşünce yapısına sahip olduklarını ortaya koyuyor: "Sen yüce Allah için değil, kendi nefsin için gazaba geldin. Hakemleri tayin etmekle kâfir olduğunu itiraf, arkasından da tevbe edersen, Sana dönmek hususunda bir şeyler düşünürüz. Aksi halde Seni tamamen terk ederiz. Zira Allah hainleri sevmez."1395 Hz. Ali Hariciler'i ikna etme işini sonraya bırakıp Şam Seferi'nin hazırlıkları ile uğraşırken, Hariciler sahabeden ve aynı zamanda Hz. Ali'nin yakın arkadaşı olan Abdullah b. Habbab b. Eret'i ve hamile karısını öldürdü. 1396 Hz. Ali, bu olayı incelemek üzere gönderdiği kişi de Hariciler tarafından öldürülünce, Hariciler'i durdurmadan Şam üzerine yürümenin tehlikeli olacağını anladı. 1393 Taberi, Tarih, c. 4, s. 57 1394 Taberi, Tarih, c. 5, s. 77; İbn Kuteybe, El-İmame, c. 1, s. 143; El-Ahbar, s. 208 1395 Taberi, Tarih, c. 5, s. 78; İbnu'l-Esir, El-Kâmil, c. 3, s. 171 1396 İbn Kuteybe, El-İmame, c. 1, s. 147; Dineveri, El-Ahbâr, s. 209; Mesudi, Mürûc, c. 2, s. 415
