HARİCİLERİN ORTAYA ÇIKIŞI (5)


Birbirlerine baktılar ve dediler ki, `vallahi evet.' "Ali'nin kendisi için Emirü'l-mü'minin sıfatından vazgeçtiği görüşünüze gelince size bu konuda razı olacağınız sözü söyleyeceğim. Hudeybiye günü Resulüllah Kureyş'i aralarında anlaşma yazmak için davet etti. Suheyl b. Amr ve Ebu Süfyan ile yazışacaklardı. Peygamber dedi ki: `Ya Ali yaz, bu Allah'ın Resulü Muhammed'in hükmüdür.' Dediler ki: `Vallahi Senin Allah'ın Resulü olduğunu kabul etseydik Seninle savaşmazdık, onun yerine Muhammed b. Abdullah yaz.' Peygamber dedi ki: `Vallahi Beni yalanlasanız da Ben gerçekten Allah'ın Resulü'yüm. Yaz ya Ali, Muhammed b. Abdullah.' Peygamber, Ali'den üstünken Kendisinin nebi olarak zikredilmemesine razı olduysa bu O'nu peygamberlikten çıkarmıyor. Şimdi bu görüşünüzden de vazgeçtiniz mi?" Hariciler `evet' dediler. Ve iki bini geri döndü. Dört bini ise sapık olarak öldürüldüler." 1392 Bu arada hakemlerin kararı (yani aralarında anlaşıp Muaviye'yi halife ilan etmeleri) Hz. Ali'ye ulaşmıştı. Buna çok üzüldü. Ashabına bir konuşma yaptı ve öğütlerini dinlemedikleri, bildikleri gibi hareket ettikleri için bu durumun meydana geldiğini söyledi. Ve öğütlerini dinlemeyen ashabına şöyle buyurdu: "Ben ve siz Havazinli şairin dediği gibiydik: Güneşin batmaya yüz tuttuğu sırada size emrettim. Ama siz ancak ertesi gün kuşluk vaktinde öğütlerimi anlayabildiniz. Haberiniz olsun! Hakem olarak seçtiğiniz bu iki adam, Kur'an'ın hükmünü arkalarına attılar. Kur'an'ın öldürdüğü hükmü yeniden dirilttiler. Her biri Allah'ın yol göstericiliği olmaksızın kendi arzusuna uydu. Açık bir kanıta ve kabul görmüş, yerleşik bir geleneğe 1392 Abdulkadir El-Muhacir, İbn-i Abbas'ın Hariciler'le Münakaşası
Scroll to top