EŞİTLİK VE KARDEŞLİK (2)
köle idiler. Fakat bunlar, Resul-i Ekrem'in nazarında, Kureyş'in en büyük reislerinin derecesinde muhterem ve vakarlı idiler. Bir kere Mahzumoğullarına mensup bir kadın hırsızlık etmiş, onun cezaya uğramamasını isteyenler, Hz. Peygamberin çok sevdiği Üsame'yi vasıta etmişlerdi. Resul-i Ekrem de, "Üsame! İlâhî kanunları tadil etmek mi istiyorsun" demiş, sonra cemaate dönerek, "Eski milletler, bu yüzden helâk olmuşlardı. Çünkü, zenginlere ve nüfuzlulara müsamaha gösterilir, onlara karşı ceza hükümleri tatbik edilmez, fakirler ise ezilirdi. Yemin ederim ki, Muhammed'in kızı Fâtıma hırsızlık etmiş olsa, onun hakkında hırsızlık cezasını derhal tatbik ederim" buyurmuştu. Bedir Savaşı esnasında Hz. Peygamber'in amcası Abbas, müşrik esirler arasında bulunuyordu. Esirler, fidye verdikten sonra tahliye ediliyorlardı. Ensar'ın bazıları, Resul-i Ekrem ile Abbas arasındaki akrabalığın derecesini anlayınca Abbas'ın affedilmesini istemişler; Resul-i Ekrem ise, "Hayır, böyle bir şey olamaz. Onun, ödemek zorunda olduğu fidyenin bir dirhemi bile bağışlanamaz" demişti. Resul-i Ekrem bir hediye aldıkça, onu arkadaşları arasında tevzi eder, arkadaşları arasında hiç fark gözetmeksizin bu tevziatı yapardı. Ashab, ittifakla bir şey yaptılar mı, Resul-i Ekrem de onlara iştirak ederdi. Meselâ, Resul-i Ekrem, Medine'de mescidin inşasında bir amele gibi çalışmış, taş taşıyarak ashaba yardım etmişti. Ashab, istirahat etmesi için ısrar ettikleri halde, Resul-i Ekrem, onlara yardıma devam etmişlerdi. Ahzab Savaşı esnasında, hendek kazılırken Resul-i Ekrem de eline bir çapa alarak çalışmış, üstü-başı toz-toprak içinde kalmıştı. Bir seyahat esnasında ashab acıkmış, yemek hazırlamağa karar vermişlerdi. Bunun üzerine ashab, yapılacak işi taksim etmişler, Resul-i Ekrem'e, yakacak tedariki düşmüştü. Ashab, Hz. Peygamber'in yerine bu işi de görmek istemişler, Resul-i Ekrem,
