EHL-İ BEYT KAYNAKLARINA GÖRE RESULÛLLAH’IN VEFATI (5)
Ey Fatıma! En üstün peygamber bizdendir. O da Babandır. En üstün vasi bizdendir. O da eşindir. En üstün şehitler bizdendir. Onlar da babanın amcası Hamza ve iki kanadıyla cennette uçan ve cennette istediği yere giden babanın amcasının oğlu Câfer'dir. Cennet gençlerinin efendileri olan Hasan ve Hüseyin bizdendir. Ve senin evlatlarındır. Canım elinde olan Allah'a hamd olsun ki, bu ümmetin Mehdisi bizdendir. O da senin torunlarındandır." 279 Allah Resulü ruhunu teslim etti. Ali sağ eliyle Efendimizin çenesini tutuyordu. O'nu kıbleye doğru yatırıp çenesini bağladı. Üzerini örterek gusül ve kefen işlerine başladı. Hz. Ali, Hz. Peygambere gusül verdi, hanut yaptı ve Allah Resulü'nü kefenledi. Fazl b. Abbas bu işlerde kendisine yardım ediyordu. Gusül ve kefen işlerini bitirince Hz. Ali tek başına O'na namaz kıldı. Ardından dışarıda bekleyen kalabalığa şöyle dedi: "Resulûllah sağlığında da öldükten sonra da bizim imamımızdır. Kimse imamlık etmeden grup grup efendimize namaz kılın. Allah hangi peygamberin ruhunu nerede alırsa onun defnedileceği yerdir. Ben Efendimizi vefat ettiği odasına defnedeceğim" dedi. Daha sonra Mekke'nin mezar kazıcısı Ebu Ubeyde b. el-Cerrah ve Medine'nin mezar kazıcısı Zeyd b. Salh'i çağırarak mezar kazdırdı. Mezar hazır olunca Hz. Ali, Hz. Abbas ve Fazl b. Abbas, Usame b. Zeyd ve Ensar'dan Avs b. Huli Peygamberimizin mübarek naaşını mezara yerleştirdiler. Hz. Ali bizzat kendi eliyle baş taraftan açıp yüzünün sağ tarafına yatırıp kıble yönüne doğrulttu. Ve avucuyla toprak alıp üzerine kapattı. Bu acı olay Hicret'in 11. yılında Safer ayının 28'inde Pazartesi günü meydana geldi. 279 Bihâru'l Envâr, c. 37, s. 41
