EHL-İ BEYT KAYNAKLARINA GÖRE RESULÛLLAH’IN VEFATI (4)


Ehl-i Beyt kaynaklarının ifadesine göre Resulûllah durumu iyice ağırlaşınca, "Bana kardeşimi ve arkadaşımı çağırın" buyurdu. Aişe, Ebubekir'i, Hafsa Ömer'i çağırdı. Ancak Resulûllah şöyle buyurdu: "Dağılın, eğer size ihtiyacım olursa sizi çağırırım." Efendimiz tekrar, "Bana kardeşimi ve yardımcımı çağırın" buyurdu. Ümmü Seleme, "Ali'yi çağırın, Efendimiz O'ndan başkasını istemiyor" dedi. Ali'yi çağırdılar. Resulûllah O'na yaklaşmasını işaret etti. Hz. Ali O'na sarıldı. Ve uzun süre Resulûllah Hz. Ali'nin kulağına bir şeyler söyledi. Artık Resulûllah'ın vefatı an meselesiydi. Ruhunu teslim etmeden az önce Ali'ye, "Ya Ali, başımı kucağına al, Allah'ın emri gerçekleşmek üzeredir. Ruhumu teslim edince başımı kendine doğru çek. Beni kıbleye doğru yatır. Bana kendin gusül ver. Ve sen kefenle. Herkesten önce sen Bana namaz kıl ve Beni defnetmeden önce Benden ayrılma ve bütün bunları yaparken de Allah'tan yardım dile" buyurdu. Bu esnada Hz. Fatıma, babasının üzerine kapanarak ağlamaya başladı. Resulûllah O'na yaklaşmasını söyledi. Hz. Fatıma kendisine iyice yaklaşınca Efendimiz kızına yavaşca bir şeyler söyledi. Ve Hz. Fatıma'nın ağlaması hafifledi. Ebu Eyyub el-Ensari şöyle der: "Hz. Resulûllah hastalandı. Fatıma O'nun ziyaretine gelerek ağladı. Resulûllah O'nun bu durumunu görünce şöyle buyurdu: "Ey Fatıma! Allah seni çok sevmektedir. Seni geçmişi herkesten parlak olan ve ilmi herkesten daha çok olan biriyle evlendirdi. Allah, yeryüzündeki insanlara özel bir şekilde teveccüh edip onların arasından Beni seçti. Beni mürsel bir peygamber kıldı, yine yeryüzüne teveccüh etti. Onların arasından kocanı seçti. Ve seni onunla evlendirmek ve onu vasi kılmam için Bana vahyetti.