CAHİLİYE DEVRİ ARAPLARININ AHLAKÎ YAPILARI (13)
çarşı-pazar dolaşırlardı. Kendileriyle münasebette bulunan pekçok erkekten birinden hamile kalınca, çocuk doğardı ve bir kılık-kıyafet mütehassısını çağırırlar, bu çocuğun kime benzediğini sorarlardı. Bu adamın benzettiği şahıs çocuğun babası sayılır, kadın o adama haber gönderirdi. O adam da çocuğun babası olduğunu kabul ederdi. Hayâsızlık ve rezalet: Araplarda utanma, hayâ diye bir şey bulmak mümkün değildi. Her türlü rezalet hiç çekinilmeden yapılırdı. Hac mevsiminde toplanan onbinlerce insan, Kâbe'yi çırılçıplak tavaf ederlerdi. Özellikle kadınlar hiçbir sınır tanımadan çıplak vaziyette sokaklarda dolaşırlar, herkese avuç açıp, örtünmek için bir şeyler isterlerdi. Bunun üzerine şiirler söylerlerdi. Her Arap, sokak ortasında hiç çekinmeden yıkanırdı. Abdest bozmak için bir yer aramak gereği duymazlardı. Kendilerini korumadan her yerde bu işi yaparlardı. Meclisler, kadın-erkek birarada oluşturulur, buralarda her türlü hayâsızlık yapılırdı. En gizli ve olmadık işler ulu orta yapılırdı. Bir de, babası ölen birisi, öz annesinden başka üvey annesini anne olarak değil, karısı olarak kabul ederdi. Bu cihetle, onlarla yapmayacakları iş yoktu. Kadınlara karşı zulüm: Araplar kadınlara hiçbir konuda hak-hukuk tanımazlardı. Ölenin mirası ancak kılıncın hakkı sayılır, bunun için de kadınlar ve çocuklara miras verilmezdi. Kadının maddî hiçbir varlığı yoktu. Muharebelerde galip olan kavim, diğer kavmin kadınlarına sahip olurdu. Eğer sulh olursa kadınlar iade edilirdi. Elbette, iffet ve namusları rezaletle berbat olduktan sonra verilirdi. Bu, kesinlikle ayıp ve kabahat telakki edilmez, bilakis cesurluk ve kahramanlık sayılırdı. Bunu yapanlar, övünç dolu şiirler söylerlerdi. Meşhur Arap kahramanı ve şairi Amr b. Ma'di Kerb, kendi kızkardeşinin iffetinin berbat edildiğini anlatan şiirler yazmıştır.
