BEN-İ NADİR GAZASI: YAHUDİ İHANET ETMEDEN YAŞAYAMAZ (3)
ların tarihî bir taktiği de, bulanık suda balık avlamaktır. Her devir buna şahittir. İşte bu esnada Yahudilerin yanına giderek, "Nereye gidiyorsunuz? Siz yurdunuzdan çıkarsanız, hiç şüpheniz olmasın biz de çıkarız. Sizinle harb ederlerse biz de size yardım ederiz. Medine'yi terk etmesi gerekenler asıl onlardır" diyerek bölgeyi terk etmekten caydırır. 214 Hz. Peygambere; "Yerimizden ayrılmıyoruz; elinden geleni yap" diyerek haber gönderirler. Allah Resulü bayraktar olarak Hz. Ali'yi seçer ve Nadiroğulları üzerine yürür. Kuşatma harekâtı düzenler. Kuşatma, yaklaşık onbeş gün sürer. Yahudiler, münafıklardan bekledikleri yardımı alamazlar. Zaten böyle bir yardım teklifi, münafıkların malum taktiği sebebiyledir. Yoksa yardım etmeleri sözkonusu değildi; zira, onlar korkakların ta kendileridir. 215 Yahudilerin korkaklığı da onlardan aşağı kalmaz. Hatta ayet-i kerimenin tespitiyle; "Allah'tan daha fazla mü'minlerden korkarlar; toplu görünürler ama kalpleri dağınıktır." 216 Sonuçta, taşıyabilecekleri ağırlıklarıyla gitmeye izin verilirse, yurtlarını terk etmeye râzı olduklarını söylediler. İzin verildi. Yükte hafif pahada ağır varlıklarını, altıyüz deveye yükleyerek Hayber ve Şam'a doğru gittiler. Allah Resulü de onlardan kalan ganimetleri Muhacirler arasında paylaştırdı. Gazâya, Ensar'dan Müslümanlar da katıldığı hâlde paylarına düşecek ganimetlerden Muhacir kardeşlerinin lehine feragatte bulundular. Hatta Medine'de ortak ettikleri bahçelerindeki hisselerin de aynen kalmasını istediler. Bu kâmil kardeşlik numunesi, tarih boyunca mü'minlere örnek teşkil edecek kadar güçlü ve manidardır. Tarihî Yahudi kinini, İslam diyarından söküp atan bu anlayıştır. Bu kardeşlik çözülmeye yüz tuttuğu nispette, İslam diyarı ayrık otlarının baskınına ve istilasına uğramıştır. Yahudiler, Medine'yi terk ederken bu gerçek bir kez 214 Haşr, 11 215 Haşr, 12 216 Haşr, 13-14
