GADR-İ HUM VE HUTBESİ (3)


"Hamd ve senâ; birliğinde yüce, tekliğinde yakın, sultasında celaletli ve erkânında azim olan Allah'a mahsustur. Allah'ın ilmi, yerlerinde kaldıkları hâlde her şeyi kuşatmıştır. O, bütün yaratıkları kudret ve burhanıyla hâkimiyeti altına almıştır. Allah, sürekli olarak şükredilmiştir ve sürekli de övülecektir. O, yok olmayan bir azametin sahibidir. Yaratan O'dur. Yeniden dirilten de O'dur. Her iş, O'na dönmektedir. Yükseltilmişleri (göklerden ve semavî cisimlerden kinayedir) vücuda getiren, serilenleri (yeryüzünden kinayedir) seren, yerlerin ve göklerin hükümranı, pak, tenzih edilmiş meleklerin ve Ruh'un Rabbi, yarattığı her şeye ihsanda bulunan, Kendisine yaklaşan herkese lutfeden O'dur. Her göz O'nun gözetimindedir, ama gözler O'nu göremez. Allah, ikram edici, hilm sahibi ve tahammül edicidir. Rahmeti her şeyi kuşatmış, nimeti ile hepsine ihsanda bulunmuştur. İntikam almada acele davranmaz ve müstahak olunan azabına hemen teşebbüste bulunmaz. Bâtınları ve gizlilikleri anlar, içleri bilir, gizlenmişler, O'na saklı kalmaz ve gizlilikler O'na karmaşık gelmez. Her şeyi ihata eden O'dur. Her şeye galebe çalan O'dur. Her şeyde kuvvet O'dur; her şey üzerindeki kudret O'dur. O'nun gibi bir şey yoktur. Hiçbir şey yokken, bir şey var eden O'dur. Daimîdir; adalet ile kâimdir. İzzet ve hikmet sahibi olan O'ndan başka bir ilah yoktur. O gözlerin idrakinden yücedir; ama kendisi gözleri derk edergörür. O, lutuf sahibi ve bilendir. Hiç kimse görmekle sıfatlarına ulaşamaz ve hiç kimse bizzat Aziz ve Celil olan Allah'ın kendisinin kılavuzluk ettiği dışında gizli ve açık niteliği hakkında bir şey elde edemez. Şahadet ederim ki, O öyle bir Allah'tır ki, kutsiyeti, zamanı doldurmuştur. O'nun nuru, ebediyeti kapsamıştır. O, emirlerini istişare edilen kimselerle istişare etmeksizin icra etmektedir; takdirinde