TEHLİKENİN EN BÜYÜĞÜ: NİFAK VE MÜNAFIKLIK


İslamiyet'in Mekke döneminde, inananlar ve inanmayanlar olmak üzere iki grup insan vardı. Mü'minler büyük işkencelere tâbi tutuluyor, baskı görüyorlardı. Mekke döneminde, Müslümanlar arasında, münafık sınıfı yoktu. Çünkü, Mekke devri, bir çile ve meşakkat devriydi. Ancak Medine devri farklıydı. Çünkü, bu devirde, İslam bir yurt bulmuş, Allah'ın hükmü ve şeriatı hâkimiyet kazanmıştı. Münafık grubunun ortaya çıkışı da işte bu devreye rastlar. Düzelen şartlar, Mekke devrine kıyasla artan imkânlar; İslam'ın güç kazanmasından ürken bu bencil, korkak ve zayıf karakterli insanların, Müslüman kisvesi altında, mü'minler arasına nifak sokmaya başlamalarına sebep olmuştur. Aslında; kâfirlerle münafıklar arasında, düşmanlık ve küfürde bir fark yoktur. Şu var ki, münafıklar yalancıdırlar ve Müslümanların arasına nifak sokarlar. Bu sebeple Müslümanlar, İslam'a açıktan düşmanlık gösteren kâfirlerden daha ziyade bu münafık grubundan zarar görürler. Nitekim, Cenâb-ı Hak, Münafıkûn Sûresi'nin 4. ayetinde buyuruyor: "Onları gördüğün zaman, kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa, sözlerini