HAYBER’İN FETHİNİN ARDINDAKİ HİKMETLER (2)
2. Müslümanların içinde fitne ve karışıklık çıkararak... Bu durumu Uhud, Hendek, Tebük ve Mûte gibi savaşlarda çok açık olarak görüyoruz. Yahudiler, iç fitneyi oluşturmakta daha ziyade münafıkları kullanmışlardır. 3. Bizzat fiilî olarak Müslümanlarla savaşa kalkarak... Bunun misali, Hendek Savaşı'nda görülmüş, Ben-i Kurayza Yahudilerinin İslam ordusunu arkadan vuruşu ibretle müşahade edilmiştir. Keza, Medine'de çıkardıkları fitne sonucu sürülen Ben-i Kaynuka ve Ben-i Nâdir gibi Yahudi kabileleri Hayber şehrini merkezî üs olarak kabul etmişler ve Müslümanlara karşı fiilî bir savaş hazırlığı başlatmışlardı. Bu kötü düşüncenin gereği olarak Bedevî Araplardan oluşan Gatafan kabilesi ile birleşip bir ordu tertip etmeyi ve bu ordu ile Medine üzerine yürümeyi planlıyorlardı. İşte Hayber Savaşı, bu tehlikeli planı engellemek için düzenlenmişti. Yahudiler, bir yandan bazı kabilelerle birleşerek ordu kurmayı düşünürken, öte yandan gizli gizli münafıkların reisi ile buluşarak Müslümanları içten parçalamaya çalışıyorlardı. Bunun yanında, Hıristiyan Bizans'ın desteğini temin ederek bütün küfrü, İslam'ın karşısında birleştirmeye çalışıyorlardı. Zaten, "Küfür tek millettir." Burada önemli olan, Yahudilerin küfür ittifakının başını çekmiş olmalarıdır. Bu gerçek, günümüzde de aynen böyledir. Günümüzde belki yer, zaman ve şahıslar değişmiş ancak senaryolar, ard niyetler, menfur planlar, hakkı boğmak için yapılan gizli hesaplar değişmemiştir. Maalesef bugün dünya beynelmilel Yahudiliğin (siyonizmin), bu insanlık celladı ideolojinin aleti yahut tahakküm vasıtası durumundadır. Bugün insanlığı rahatsız eden birçok savaş yahut girişim mutlaka kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklar sonucu oluşturulan ideolojik hesapların veya menfaat hesaplarının birer tezahürleri gibidir. Dünyadaki güç dengeleri, bu dengelerin dünyayı nasıl parselledikleri, hususiyetle Ortadoğu'daki kargaşa incelendiğinde; Yahudi unsurunun fitnenin başını çektiği apaçık görülecektir. Kur'an-ı
