MÜSTEŞRİK MANTIĞI VE EHL-İ KİTAP (16)
letini Mekkelilerin dışına taşırmak istemediğini belirttikleri iddialarına, yalanlarına karşı koymaktadır. Ayrıca, bu ayetlerin son kısmında yer alan, "O'ndan başka bir ma'bud yoktur. Hayatı veren de, alan da O'dur. Öyleyse, gelin Allah'a ve O'nun Ümmi Elçisine iman edin..." ifadeleri, Allah'a ve Resulü'ne iman etme emrini ihtiva etmektedir. Kelime-i Şehadetin ihtiva ettiği mânâ da bundan başkası değildir. Kelime-i Şehadet olmadan ne iman olur, ne de İslam. Bütün bu Kur'anî ve Peygamberî gerçekler, geçmiş dinlerin sâlikleri ve sâliklerin işbirlikçileri için İslam dinine bağlanmamak konusunda hiçbir mazeret bırakmamıştır. Son olarak sözü Kur'an-ı Kerim'e bırakalım: "Ey Ehl-i Kitap! (Hıristiyan ve Yahudiler) İncil ve Tevrat'ta Peygamberin vasfını görüp bilirken niçin Kur'an'ı ve Peygamberi inkâr ediyorsunuz? Ey kitaplılar! (Hıristiyan ve Yahudiler) niçin hakkı bâtıl ile karıştırıp örtüyor ve (Muhammed Aleyhisselam'ın hak peygamber olduğunu bildiğiniz halde) gerçeği gizliyorsunuz?" 56 Bu Kur'anî gerçekler karşısında bugünkü misyonerlerin ve onların işbirlikçilerinin apaçık bir kasıt içerisinde olduklarını görmekteyiz. "Allah, kimi saptırırsa onu doğru yola götürecek yoktur. O, bunları taşkınlığı içinde ve serseri bir halde bırakıverir." 57 56 Âl-i İmran, 70 57 A'raf, 186
