MÜSTEŞRİK MANTIĞI VE EHL-İ KİTAP (10)
konuyla ilgili tahrifatları bizzat onların yaptığını gayet iyi bildiğini ifade etmek maksadıyla Cenab-ı Hak, "Eğer doğru iseniz getirin Tevrat'ı, getirip okuyun" buyuruyor. Ve bu hadise, ümmî bir peygamber olan Hz. Muhammed için apaçık bir mucizedir. Vahiyden önce, bu Yahudilerin Tevrat hükümlerini değiştirdiklerinden haberi olmayan ancak, ayet nâzil olduktan sonra, "Doğru söylüyorsanız, Tevrat'ı getirip okuyun" demek sûretiyle Peygamberimiz, yapılan tahrifattan haberdar olduğunu Yahudilere beyan ediyor. Sadece birkaç Yahudinin arasında cereyan eden bir hadiseyi, apaçık bir şekilde ortaya koyması, hele okuma yazma bilmediği de düşünülürse Peygamberimiz için bir mucizedir. Öte yandan, İncil ve Tevrat'ın tahrif edildiğini belirten ayetler pek çoktur. "Artık vay o kimselere ki; kendi elleriyle kitap yazarlar, sonra da az bir pahaya satmak için; "bu Allah katındadır" derler. Ellerinin yazdıklarından ötürü vay onlara, kazandıkları şeyden dolayı vay onlara." 46 "Verdikleri kesin sözü bozmaları sebebiyle onları (İsrailoğulları'nı) lanetledik. Kalplerini de kaskatı yaptık. Onlar (Tevrat'taki) kelimeleri konulan yerlerinden alıp tahrif ederler (değiştirdiler). Onlar, öğütlendirildikleri hususlardan büyük bir nasibi unuttular." 47 "Onlar (Tevrat'taki) kelimeleri asıl yerlerine konulmuşken ondan sonra tahrif ederler (değiştirirler)." 48 Tevrat'ın ve İncil'in tahrife uğradığını beyan eden sayısız örnek ve delil mevcutken, hâlâ bunların aslı bozulmamış kitaplar olduğunu iddia etmek, ya büyük bir gafletin, ya da apaçık bir sapıklığın belirtisi değil de nedir? Öte yandan, şunu da belirtmek gerekir ki; bu kitaplar tamamen tahrife uğramış ve içlerinde Allah kelamından 46 Bakara, 79 47 Mâide, 13 48 Mâide, 41
