PEYGAMBER EFENDİMİZİN MUCİZELERİ (5)
"Utbe, Kureyşlilerle meşveret etti ve Allah Resulü'nü davasından vazgeçirmek için O'na menfaat teklif etmek fikrini müdafaa etti. Onlar da bu teklifi uygun bulup, `Ey Velid'in babası Utbe! Git teklif et, bakalım ne karşılık verir?' dediler. Utbe, Allah Resulü'nün yanına gitti ve tekliflerini tek tek saydı; Kâinatın Efendisi'ne bir sürü dünya nimeti vaad etti. Allah'ın Resulü, Utbe'yi sonuna kadar dinledikten sonra sordular: `Sözün bitti mi, ya Ebâ Velid?' Utbe: `Evet" deyince, Varlığın Nûru: `Sen de Beni dinle!' buyurdular ve Secde Sûresi'ni `Besmele'den başlayarak okumaya başladılar. Allah'ın Resulü, secde âyetine kadar okudular ve o esnada secdeye vardılar. Utbe'ye hitap ettiler: `İşittin mi, ya Ebâ Velid?' Utbe; `Evet', dedi. Allah'ın Resulü; `İşte sen ve işte O' cevabını verdiler. Velid kalkıp Kureyşlilerin yanına geldi ve dedi ki: Ey Kureyşliler, ben O'ndan öyle bir kelâm işittim ki, ömrümde mislini duymadım. Şiir değil, sihir değil, kehanet değil! Bu zâtı kendi haline bırakın ve O'na dokunmayın! Bana Kur'an okudu ve Âd ve Semûd'un başlarına gelen belâ ve musibete dair korkutucu ayete sıra gelince ben, başımıza bir felâket gelmesinden korktum. Bilirsiniz ki, O yalan söylemez. Dikkat edin ve başımıza bir şey gelmesin." Velid b. Mugire, belâgat ve fesâhatte Kureyş'in başıydı. Bir gün Allah'ın Resulü'ne dedi ki: "Bana biraz Kur'an oku!" Allah'ın Resulü, Allah'ın, adaleti ve ihsanı emrettiği âyeti okudular. Velid bir kere daha okutarak, "Vallahi, bu kelâmın başka bir halâvet ve lezzeti var" demekten kendini alamadı ve Kureyşlilere şöyle hitap etti: "Aranızda şiir dünyasını benden iyi bilen yoktur. O'nun okuduğu kelâm ne şiirde, ne sihirde, ne kehanet dilinde bulunabilir. Bambaşka bir güzelliği var. O, bütün çeşitlerini aşar; kimse O'nunkini aşamaz." Bütün bu hadiseler, Kur'an-ı Kerim'in bir İlâhî kelâm olduğuna en büyük delildir. Bu İlâhî kelâm da, ancak ve ancak bir peygam-
