RİSALETİN GAYESİ GÜZEL AHLAK (3)


"İnsanları cennete en çok sokacak olan Allah korkusu ve güzel ahlaktır." Bir savaş sonrasında Tay Kabilesi esirlerinden kabile reisi Hakim et-Tai'nin kızı Resulûllah'a gelerek, "Ey Muhammed, beni salıvereceğini umuyorum. Zira, benim babam, etrafında bulunanları himaye eder. Köleleri azad edip, açları doyurur, bir ihtiyaç için gelen hiç kimseyi geri çevirmezdi" deyince, Resulûllah şöyle buyurdular: "Ey kızım! Bunlar gerçek mü'minlerin sıfatıdır. Şayet baban Müslüman olsaydı, onun için Allah'tan rahmet dilerdik." Sonra ashabına emir buyurdular: "Onu bırakıverin. Babası mekarim-i ahlakı severmiş. Muhakkak ki, Allah da mekarim-i ahlakı sever." Ashabdan Ebu Bürde (r.a.) ayağa kalkarak dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü, Allah mekarim-i ahlakı sever mi?" Resulûllah, "Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin olsun ki, cennete ancak güzel ahlaklı olanlar girecek" buyurdular. Sonuç olarak; 1. Fert bazında da, toplum bazında da, iyi ahlaka sahip olmamak bir yıkımın ifadesidir. Zira, ahlaktaki zafiyet, zamanla ibadette zafiyete, ibadetteki zafiyet de imandaki zafiyete götürür ki, bu da insanın yaşayan ölü haline gelmesidir. Toplumsal yönden de durum aynıdır. Ahlaken çökmeye doğru giden bir toplumda yaşayan dindar insanlar iman ve ibadet yönünden düzenli bir hayat yaşamaya çalışmakla yetinip, toplumun gidişatına karışmazlar, insanlığın ıslahına gayret etmezlerse, zamanla ne kendilerini, ne de nesillerini o toplumun çirkinliğinden koruyamayacak duruma gelecekleri için hem kendilerini, hem nesillerini, hem de o toplumun insanlarını katletmiş olurlar. Öyleyse, güzel ahlak fert ve toplumun dengeli bir yapıya sahip